VE NİHAYET ZİLLER ÇALDI…ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

Ziller çalacak ve öğrenciler kaldıkları yerden eğitimlerine devam edebilecekler.

VE NİHAYET ZİLLER ÇALDI…ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

İki yıldır eğitimden uzaklaşan gençlerimizin üzerindeki ölü toprağının silkelenmesi lazım. Gençlerimizin eğitimden uzaklaşması ülke geleceğini tehlikeye sokar. Uzaktan eğitim Milli Eğitimin işine gelse de yüz yüze eğitimin faydaları yadsınamaz. Öğrenci gittiği okulda yalnız öğretmeni ile değil arkadaşları ile de ilişki kurar. Bu ilişkiler öğrencinin gelişimini sağlar.

Deniyor ki aile içinde alınan eğitim önemlidir…    

Günümüz koşullarında evdeki koşullar artık yetersiz kalmakta. Uzaktan eğitimden ancak özel okul öğrencileri yararlandı. Devlet okullarında uzaktan eğitim çalışması yapılsa da bu hizmetten bilgisayarı tableti olan çocuklar yararlandı. Milli Eğitim bakanının açıklamalarında altı milyon öğrencinin uzaktan eğitime ulaşamadığı söylendi.

Anne baba işe gitmek zorunda kaldığından çocuk sokakta oynamak durumunda. Bu sorun çocukların eğitimden kopup iş yerlerinde ucuz işçi olmasına yol açmakta.

Eğitim bir ülkenin beka sorunudur…

Şöyle geçmişe dönüp baktığımızda Atatürk, savaşın en kritik günlerinde bile önce eğitim dedi.  Milli Mücadele devam ederken bile, savaş sonrasının sorunlarına hazırlanıyor, bu arada Millî Eğitim konusuna da eğiliyordu. Milletine eğitimle çağ atlatmayı düşünen büyük bir lider olan Mustafa Kemal, Sakarya Meydan Muharebesi'nin en kritik günlerinde Ankara'da Maarif Kongresi'ni toplayarak zaferden sonra da eğitimin yaygınlaşması için devrimler yapmıştır.

Mustafa Kemal kurtuluşun eğitimden geçtiğini kavramıştı. Eğitimde verilen araların cezası 15 yıl sonra ödenir. Bir an önce okulların açılması sağlanmalıdır. Aşılama çalışmasında öğretmenler ve okul çalışanları öncelikli olmalıdır.

Günü kurtarmakla geleceği kurtaramayız.

Bu salgın sonrası yeni bir dönem başlıyor. Yeni dönemde çağa ayak uydurabilecek gençlerin iyi eğitilmiş olması gerekiyor. Haberlerde öğrendiklerimize göre batı eğitime çok az ara verdi. Ülkemizle batı ülkeleri arasındaki farkın açılması ülkemizin geleceğini de etkileyecektir.

Kurtuluş savaşı döneminde verilen mücadelenin tekrarı ile ülkemizin şahlanacağına olan inancım sonsuzdur.

İyi yetiştirilmiş öğretmen iyi yetişen öğrenci demektir…

Eğitim parası olanlar için değil, toplumun her kesimi için olmalıdır. Devlet okulları kaderine terk edilmemelidir. Öğretmenler ikinci işe yapmaya mecbur edilmemelidir.  Ülkenin en zor şartları olduğunda 1923’te TBMM’de vekil maaşlarının tartışıldığı oturumda, Maliye Bakanı Gümüşhane Milletvekili Hasan Fehmi Bey (Ataç), Mustafa Kemal’e “ Paşam vekil maaşlarını düzenleyeceğiz ne karar verelim diye sorduğunda aldığı cevap öğretmen maaşlarını geçmesin”  oluyor. Vekil maaşlarını gazetelerden okuyoruz. Öğretmenlerin yüz yılda nasıl fakirleştiğini anlamak güç değil.

Sorunlar elbette çok. Bu koşulların yeni eğitim öğretim yılında çözülmesi umuduyla tüm öğretmen ve öğrencilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Sağlıklı ve huzurlu bir eğitim öğretim yılı dilerim.

28 AĞUSTOS 2021 ATAŞEHİR