ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ-5) “İYİ ALIŞKANLIKLAR EDİNMEYE ÇALIŞIR”.

Herhangi bir şeye alışmak ya da herhangi bir şeyden vazgeçmek belirli bir süreç ister.

ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ-5) “İYİ ALIŞKANLIKLAR EDİNMEYE ÇALIŞIR”.

Alışkanlık, düzenli olarak tekrarlanan ve bilinçaltında oluşma eğiliminde olan bir davranış rutinidir. Herhangi bir şeye alışmış olma durumuna alışkanlık denir.

Herhangi bir şeye alışmak ya da herhangi bir şeyden vazgeçmek belirli bir süreç ister.

Bir alışkanlık 21 günde kazanılır...

Bilimsel çalışmalar alışkanlıkların 21 günde oluştuğunu söylese de bu durum kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bir alışkanlığın fıtrat haline gelmesi, yani bilinçaltımıza yerleşmesi ortalama 40 gün sürmektedir.

Üstün insan olmaya karar vermiş bir kimse, kendisine çok değer verir. Hem nasıl değer vermesin ki? Onu yoktan var eden rabbi, ona ikramda bulunup sonsuz hayatın kıymetini anlaması için onu bu dünyaya yollamış! Ona, sadece bu dünyada kazanılması mümkün olabilecek ebedi saadetin gizli şifrelerini vermiş ve onu bir bedenin içine yerleştirmiş! İnsan, sahip olduğu bedenin ve benliğin kendisine emanet olduğunu ve bu emanetle birlikte hayatının sonuna kadar zaman geçireceğini bilmelidir. Bu yüzden ona en iyi şekilde bakacak olanın da yine kendisi olduğunun farkına varmalıdır.

Aracımıza değer verdiğimiz kadar, kendimize de değer verebilseydik güzel olmaz mıydı?

Nasıl ki bir makineyi uzun süre kullanabilmek ve ondan en iyi performansı alabilmek için, ona doğru yağı ve doğru yakıtı koymamız, periyodik bakımlarını zamanında yapmamız gerekir. İşte aynen bunun gibi sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için de kendimize iyi bakmamız gerekir. Aslında mesele sadece iyi yakıt (yemek-içmek) alışkanlığı edinmek değil; güzel düşünce, güzel insanlarla bir arada olmak,  enerjisi yüksek yerlere gitmek vb. gibi alışkanlıkları da yaşam programımıza dâhil etmek ve gelişigüzel yaşamaktan vazgeçmemizdir. İşte bütün mesele budur!

Kendimizi ihmal ettiğimiz doğru. Fakat buna artık bir son vermemiz gerekiyor. Ömür kısa, bununla beraber yapılacak işler fazla! Uzun bir yolculuğa çıktık. Ancak mevcut bedenimiz bu yolculuğa dayanabilecek kadar güçlü değil. Bu yüzden bizden hem maddi ve hem de manevi anlamda bakım istemektedir!

İyi ya da kötü edindiğimiz her alışkanlığın mutlaka bir sonucu vardır...

Hepimizin dünyada yaşayacağı süre sınırlıdır. Bu süreyi ne bir saniye ileriye ne de bir saniye geriye alabiliriz. Buna gücümüz yetmez! Bu süre ile oynama şansımız maalesef yok ama bu süreyi en verimli biçimde kullanmak bizim elimizde. İyi olanı hayatımıza çekebilmek için öncelikle bize iyi gelmeyen şeylerle vaz geçmemiz gerekmektedir… Yani kendimizi hem arındırmamız hem de geliştirmemiz gerekiyor. Unutmayın; her seçim, bir vazgeçimdir.

Değişimi kabul edin...

Değişmek için değişime açık olmak ve değişimi kabul etmek gerekir. Hayatınıza çekmek istediğiniz şeyi önce düşüncelerinizde tam olarak kabul edin. Bunun zihinsel antrenmanını yapın, sonra eyleme geçin.

Yerine çok daha olumlu başka bir alışkanlık koyun...

Kötü bir alışkanlıktan vaz geçmenin formülü onsuz yaşamanın ne kadar güzel olabileceğini hayal etmektir. Ancak bu alışkanlığı bıraktığınız an kendinizi boşluktaymış gibi hissedebilirsiniz! Bu boşluğu doldurabileceğiniz başka bir alışkanlığı kazanmamız gerekir.

Vazgeçemiyorum sözünün tesirinde kalmak...

İnsan zihni çok güçlü yaratılmıştır. Şu Anki teknoloji bile sahip olduğumuz hafızanın sırrına erişebilmiş değil! Beynimizi bir bilgisayara benzetirsek, hafızamızın kapasitesinin 2,5 Milyon GB olduğunu söyleyebiliriz. Yani iki buçuk milyon GB’ı öğrenme, işleme ve kullanma kabiliyetimiz var ama her ne hikmetse şu beyin denen organımızı tam kapasiteyle kullanmayı bilmiyoruz!

Bunu daha iyi nasıl anlayabiliriz? Gelin birlikte basit bir örnekle inceleyelim… Elinize bir kamera aldığınızı ve bir gün boyunca elinizdeki kamerayla çekim yaptığınızı hayal edin. Karşınıza çıkan her şeyi kayıt ettiğinizi düşünün! Her saat başı ortalama 1 GB veri kaydettiğinizi varsayalım. Dolayısı ile bir günün sonunda toplamda 24 GB veri kaydı yapmış olacaksınız. Eğer bunu 1 yıl boyunca devam ettirirseniz bu 8.760 GB veri yapar. Ortalama bir insan ömrü 75 yıl ama biz 100 yıl diyelim ve düz hesap olsun. Bir insan bir asır yaşarsa, 876.000 GB veri depolayabilir. Bu durumda geriye daha 1.624.000 GB boş disk alanı kalır J

Beynimiz isterse kaydettiği her şeyi geri çağırabilir ve hatırlayabilir. İnsan isterse suyun içinde 5 dakikanın üstünde durabilir, bir mili 4 dakikanın altında koşabilir, iki ay boyunca hiçbir şey yemeden dayanabilir… Örnekleri çoğaltabiliriz.

Şimdi soruyorum. Ortalama her insanda bulunan bir beyin ile yapılabilecek olanların sınırı yokken, hala neden kendimize sınırlar koyuyoruz? Niçin kapasitemizi sonuna kadar kullanmak için çalışmıyoruz? Garajında Ferrari var ama çıkarıp sürmüyorsun bile… Sizce bu normal mi?

İnsan isterse yapar!..

İnsan, güçlü bir şekilde istediği her şeye ulaşabilir. Herkes kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu çok iyi biliyor aslında. Bu yüzden bu konuda başınızı ağrıtmayacağım. Önemli olan sonuca ulaşmak, ayrıntılara takılıp kalmak değil. Ancak elbette ki sonuca ulaşabilmek yine ayrıntılarda gizli… Tamam, ama nasıl dediğinizi duyar gibiyim!

Kendinize hedef koyun...

Çocuk bile hemen doğmuyor. Belli evrelerden geçtikten sonra anne karnında belli bir olgunluğa erişip, dünyada yaşamaya hazır hale geldikten sonra doğum gerçekleşiyor. Biz istiyoruz ki çocuk doğsun ve hemen koşsun! Böyle bir dünya maalesef yok! Kendinize zaman tanıyın.

İlk 3 gün çok önemli…

Karar verip uygulamaya geçtikten sonraki ilk 3 gün, planınıza %100 sadık kalmalısınız. En kötü ne olabilir ki? Ölür müsünüz? Bir alışkanlıktan vazgeçtiği için krize girip ölen birisini hiç duymadım! Ya da yeni bir alışkanlık kazanacağı zaman bunun stresine dayanamayıp bayılan birini hiç görmedim! Belki de zor olan şey ona çok anlam yüklememizden ileri geliyordur. Onsuz yapamayacağınızı kabullenmiş olabilirsiniz. Ancak yine de bu düşünce kalıbını değiştirmek tamamen sizin elinizde…

Sonraki 21 gün...

Kendinize iyi alışkanlıklar listesi yapın. Yazın ve listeyi görebileceğiniz bir yere asın. Fazla değil, en fazla 7 tane olsun mesela. Bu 7 alışkanlığı hayatınıza adım adım geçirin. Kolay olandan başlayın ve 21 gün sadece onun üzerinde çalışın. Sonra diğerine geçin… Böylece bu 7 alışkanlığı 6 ay içerisinde hayatınıza katmış olacaksınız. Merak etmeyin! Başardıkça daha fazlasını isteyeceksiniz…

O yaptı ama ben yapamam…

Eğer birisi yapıyorsa sende yapabilirsin. Bir şeyi Dünyada 1 kişi bile yaptıysa, demek ki yapılabiliyor ve artık bunun bilinen bir yolu var… Kendinizi asla küçümsemeyin, potansiyelinizin farkında varın ve ne istediğinize karar verin. Gerçekte ne yapmak istiyorsunuz? Nasıl bir insan olmak istiyorsunuz? Daha iyi görünümlü, daha bakımlı, daha olgun veya daha erdemli bir insan olmak mı?

Asla vazgeçmeyin...

Bir öküzü tek bir oturuşta yiyemezsiniz! Mantıklı olan öküzü parçalara ayırıp buzdolabına koymak ve acıktığınızda çıkarıp yemektir. Sonuçta bu iki ay bile sürse netice de hedefinize varmış olacaksınız... Şimdi siz kendi öküzünüzün ne olacağına karar verin? Kafanızda kendi alışkanlık öküzünüzü yaratın. Sonrada onu parçalara bölerek yiyin… Eminim bunu yaparken çok keyif alacaksınızdır. Eğer vejeterjansanız salata da yiyebilirsiniz tabi J Burada önemli olan ne yediğiniz değil, niçin yediğinizdir?

Bunu niçin yapmalısınız?

Peki, hayatınızda ne değişecek hiç düşündünüz mü?  Örneğin kitap okuma alışkanlığı kazanmak istiyorsunuz. Ama bir türlü vakit bulamıyorsunuz (tuzak!). Gelin bir anlaşma yapalım. Siz bana her gün 15 dakika kitap okuyacağınızın sözünü verin, bende size bir yılda 30 kitap bitirebileceğinizin garantisini vereyim… İsterseniz kendiniz de hesaplayabilirsiniz!

Peki, başka neler olabilir? Hayatınızda fark yaratmak ve dünden daha iyi seviyede olabilmek için başka neler mümkün? Daha iyi nasıl olur? İstemediğiniz bir alışkanlığı hayatınızdan çıkarmadığınız müddetçe, onunla daha ne kadar yaşayabilirsiniz? Çok istediğiniz bir alışkanlığı hayatınıza dâhil etseydiniz günlük hayatınızda ne gibi olumlu değişimler olurdu? Kendinizi nasıl hissedersiniz? Lütfen üzerinde birkaç saniye düşünün…

Umarım her şey istediğiniz gibi gider ve umarım dilediğiniz hayat kalitesine erişebilirsiniz. Selam ve dua ile. Sonraki yazımda görüşmek dileğiyle…

Aydın ALAS

Nedenleriyle birlikte (32 Farz) Kitabının yazarı...