ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ-13 İLHAM KAYNAĞIDIR…)

İnsan motivasyonunu kaybettiğinde verimsizleşir. Değer üretemez. Sadece gününü yaşar ve kendisinden başkasını düşünemez olur. Ayrıca büyük işler başarma adına da bir şey yapmaz.

ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ-13 İLHAM KAYNAĞIDIR…)
AYDIN ALAS - YÖNETİCİ - EĞİTMEN & YAZAR

İnsanlar güdülenmek (motivasyon) ister. Başkaları tarafından desteklenmek ve takdir edilmeye ihtiyaç duyar insanoğlu. Bu her insanın doğasında olan bir duygudur. Kiminin motivasyon kaynağı paradır, kiminin ailesidir, kiminin de işidir vb. İnsanları heyecanlandıran ve bir şeyler yapmalarını sağlayan da işte bu motivasyon kaynaklarıdır.

İnsan motivasyonunu kaybettiğinde verimsizleşir. Değer üretemez. Sadece gününü yaşar ve kendisinden başkasını düşünemez olur. Ayrıca büyük işler başarma adına da bir şey yapmaz.

Toplumun büyük bir bölümü kendisine ilham olabilecek rol model insanlara ihtiyaç duyar. Çünkü o insanlar kutup yıldızı gibidirler. Yolunuzu kaybettiğinizde size yol gösterebilirler. Hani hep sorarlar ya; “Senin idolün kim diye? “ İşte o idol olan insanlar başkaları için ilham kaynağıdırlar. Üstün insan olmanın bir basamağı da başkalarına ilham olmaktan geçiyor diyebiliriz.

İdol olmak veya İlham olmak derken, çok meşhur birisi olmayı kastetmiyorum aslında. İllaki Michael Jordan ya da Lional Messi gibi mükemmel bir sporcu olmak gerekmiyor. Elves Presley, Albert Einstain, Michelangelo ya da Rihanna gibi ünlü olmak da gerekmiyor idol olmak için. Ayrıca her ünlü olan insan idol olur diye bir kavram da yoktur. Kişi ünlü olmuştur, fakat örnek alınacak bir tarafı olmamıştır. Ya da insanlar onu örnek almaya ihtiyaç duymamıştır. Belki sadece yeteneği sayesinde ünlü olmuştur. Bir hikâye vardı ya hani, kaymakam olmuşsun ama adam olamamışsın diye… Bu da onun gibi bir şey!

İnsanlara örnek olabilecek nitelikte davranışlarda bulunan herkes bir başkasına ilham kaynağı olabilir. Mesela kendini görevine ve milletine adamış bir devlet adamı, diğer meslektaşları için emsal teşkil edebilir.

Örneğin rahmetli Recep YAZICIOĞLU’nu ele alalım: Zamanında Düzce’nin Akçakoca İlçesinde Kaymakamlık görevi yapmış daha sonra da Tokat, Aydın, Erzincan ve Denizli illerimizde valilik görevini aşkla yapan Yazıcıoğlu ‘Süper Vali’ lakabını almış ve böyle güzel duygularla anılmıştır. Onu diğer valilerden ayırıp, süper vali yapan özelliği neydi? Derseniz, Liderlik özellikleriydi diyebilirim. Yaptığı çalışmalarla halkın sevgisini kazanmıştı ve bunu devam ettirdi.

Bir göreve, bir makama layık olan birileri getirildiği zaman, işler hem düzgün yürüyor hem de insanlar daha mutlu oluyor. Çünkü problemler çözüme kavuşuyor. Üstün insan ve ilham kaynağı olan insan problem çözer. Eğer etrafınızda var olan bazı insanlar problem çözmek yerine sürekli sorun ve bahane üretiyorlarsa, onlar asla idol olamayacaklar demektir. Bu tarz insanlar negatif insanlardır ve negatif insanlardan hoşlanan insanlar yine kendileri gibi olan insanlardır. Tabi ki çıkarları çatışmadığı sürece!

Pozitif insanlar ise, etrafına neşe saçan, bakışlarıyla bile muhatabına huzur veren, kalp kırmayan, incitmeyen ve başkalarına yardımcı olarak etrafındaki problemleri ortadan kaldırmak için gayret sarf eden insanlardır. İster bir köpeğe su verin, ister ihtiyacı olan birine yardım edin, isterseniz de işinizde çok başarılı olun… Eğer bunu başkalarına yardım etmek için yapmışsanız ve yaptıklarınız da birilerinin işine yaradıysa bir değer üretmişsiniz demektir. Değer üreten insanlar daima değerli olurlar.

Bazen istenilen değeri göremeseler bile, bu onların değerinden bir şey kaybettirmez. Bu insanlar bazen yanlış anlaşılırlar. Yaptıkları faaliyetler hafife alınır. Fakat altın çamura düşse bile yine de altındır! Başkalarından takdir görmek adına değer üreten insanlar, takdir edilmediklerinde değer üretmeyi bırakırlar. Ancak iç motivasyona sahip olabilen insanlar karşılarına çıkan tüm zorluklara rağmen değer üretmeye devam edebilirler.

Peki değer üretmeye nereden başlayacağız. ? Önce kendimizden. Evet, bu doğru... Ancak kendi değerini bilen insanlar başkalarının değerini anlayabilir ve toplum için bir katkıda bulunabilir. Kendi değerini bilmek de kendini sevmekten ve kendine iyi davranmaktan geçiyor. Bu hayatın bize bir lütuf olarak verildiğinin idrakine varıp her gün bunun için şükretmek, yaratıcımıza teşekkür etmek.  Değerli olduğumuzu anlayamıyorsak veya tam olarak hissedemiyorsak bunu sık sık kendi kendimize tekrarlamalıyız.

Ben değerliyim. Ben değerliyim. Ben değerliyim. Şükürler olsun…

Her gün aynanın karşısına geçin ve size bakan kişiye karşı bunu üç kez tekrarlayın. Bu antrenmana 21 gün boyunca devam edin.  Bakın o zaman kendinizi çok daha özel hissedecek ve harekete geçeceksiniz. Çünkü bunu yaptığınızda, bilinçaltınıza seslenmiş oluyorsunuz. Ağzınızdan çıkan her söze dikkat edin. Çünkü gerçekleşebilirler. Bu yüzden özellikle kendinize karşı hep pozitif olun. Kendinizi suçlamayın ve yargılamayın. Başınıza gelenlerden dolayı da daima şükredin. Siyahın içindeki beyaz noktayı görmeye çalışırsanız hayatınız kolaylaşır. Beyazın içindeki küçük siyah noktayı herkes görür ama siz herkes değilsiniz.

Lütfen herkes olmayın, kendiniz olun…

Saygı ve Sevgilerimle sağlık ve huzur dolu günler diliyorum.

 Aydın ALAS / Yönetici-Eğitmen & Yazar