ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ-11) NE ZAMAN KONUŞACAĞINI VE NE ZAMAN SUSACAĞINI İYİ BİLİR…

Üstün vasıflı insanlardan olmanın bir yolu da ne zaman konuşacağını iyi bilmekten geçer. Lakin ne zaman konuşacağını ve ne zaman susacağını bilmeyen insanlar toplum tarafından da hoş karşılanmazlar. AYDIN ALAS - AKÇAKOCA

ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ-11) NE ZAMAN KONUŞACAĞINI VE NE ZAMAN SUSACAĞINI İYİ BİLİR…
AYDIN ALAS - AKÇAKOCA

Söz ilaç gibidir, gereği kadar sarf edilirse fayda verir, gereğinden fazlası ise zarara sebep olur.  “Yeri geldiğinde konuşmak, en güzel bir haslet olduğu gibi, zamanında susmasını bilmek de erdemli insanların özelliğidir.” Kimi insanlar bildiği için konuşur, kimileri öğretmek için konuşur, kimileri Allah’ı anlatmak için konuşur, kimileri de konuşmuş olmak için konuşur.

Üstün vasıflı insanlardan olmanın bir yolu da ne zaman konuşacağını iyi bilmekten geçer. Lakin ne zaman konuşacağını ve ne zaman susacağını bilmeyen insanlar toplum tarafından da hoş karşılanmazlar.

Allah insana iki kulak, bir de ağız vermiştir. İki dinlesin, bir konuşsun diye. Biz insanoğlu çoğu zaman dinlemeyi unutuyoruz. Birisiyle iletişim kurarken ilk önce kendi fikirlerimizi karşı tarafa aktarmayı marifet olarak görüyoruz. Ne kadar çok konuşursak o kadar bilgili olduğumuz ortaya çıksın düşüncesiyle cümlelerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Ya da konuştuğumuz ortamdaki kişilerin vasıflarına dikkat etmeden konuşuyoruz. Biz konuşmasak bile, en azından çevremizde bu tarz diyaloglara mutlaka şahit olmuşuzdur.

Âlim bildiğini bilendir, arif bilmediğini bilendir, cahil ise bilmediğini bilmeyendir. Cahil insan çok konuşur ve çoğu zaman da yanlış konuşur. Haddini bilmez. Duracağı yeri bilmez. Karşısındaki insanın bilgi seviyesini ölçmeden konuşarak patavatsızlık eder. Sanki konuştuğu şeyleri bir tek kendisi biliyormuş gibi, karşısındaki insana bir de akıl vermeye çalışır. Böyle yaptığında ne kadar komik duruma düştüğünü de fark edemez. İşte bu yüzden ona cahil denir.

Bir insan her şeyi bilemez. Fakat kendisini geliştirebilir ve öğrenebilir. Öğrenmeye açık olan bir insan her daim dikkatlidir ve her gün öğrenir. Onun için bilgi kutsaldır ve bilgiye ve bilene her zaman saygısı vardır. Öğrenmek bir hobidir adeta onun için. Bu yüzden dinlemeye değer bulduğu herkesi dinler ve öğrenir. Cahil insan ise her şeyi bildiğini zannettiği için, öğrenme sürecini durdurmuştur. Onun için ne kitapların bir önemi vardır, ne her hangi bir eğitim programının ne de karşında konuşan bir insanın… Onun için önemli olan tek şey kendi duyguları ve kendi düşünceleridir. O adeta kendi duygularının esiri olmuştur ama farkında değildir.

İnsan ne kadar az düşünürse o kadar çok konuşur. Düşünmek için ise sorgulamak gerekir. Gereksiz konuşan insanlara dikkat ettiğimizde gördüğümüz şey onların düşünmeden konuşuyor olmalarıdır. Eğer bir insanın söyleyecek bir şeyi yoksa susması çok daha hayırlıdır. “Ya hayır söyleyin, ya da susun” demiş peygamber efendimiz (s.a.v)

İnsanları konuşma tarzları ele verir. Hatta konuşma tarzı kadar insanı ele veren başka bir şey yoktur. Düşünmeden konuşmak, nişan almadan ateş etmeye benzer. Bu yüzden konuşmadan önce düşüncelerimizi akıl süzgecinden geçirip öyle konuşmak en iyisidir.

Eğer yanımızda bir konu hakkında bizden daha fazla ilim tahsil etmiş birisi varsa, onun yanında susmak daha hayırlıdır. Yaşı ne olursa olsun ya da ona yakınlığımız ne olursa olsun fark etmez. Erdemli insan olmak demek, fikirlere saygılı olmak demektir. Bilgiye ve ilme saygı duymak demektir.

Biz söylediğimiz sözlerin esiri, söylemediklerimizin ise sahibi oluruz. Etrafımızda yaşanan iletişim hatalarını ve buna bağlı olarak çıkan anlaşmazlıkların birçoğu gereksiz konuşmalardan kaynaklanmaktadır. Bazen istemediğimiz cümleleri duyduğumuz zamanlar olabilir. İşte o noktada da insanın kendini kontrol etmesi gerekiyor. Otokontrolünü sağlayabilen bir insan, olayları büyütmeden hayatına sorunsuzca devam edebilir. Bazen gördüğümüz bir yanlışı düzeltmemiz için konuşmamız gerekebilir. Karşımızdaki insanı uyarmamız gerekebilir. Elbette bunu yaparken de ince ve naif bir üslup kullanmak en doğru olanıdır. 

Bazı insanlar söyleyecek çok şeyi olduğu halde susarlar. Çünkü anlayanı olmadığını bilirler. Bu yüzden konuşacağımız konuları yeri ve zamanı geldiğinde konuşmak ve yeteri kadar konuşmak en iyisidir.