UNUTULAN DEĞERLERİMİZ-1 “EYÜP OYUNCAK ÇARŞISI…”

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU'NUN KALEMİNDEN...

UNUTULAN DEĞERLERİMİZ-1 “EYÜP OYUNCAK ÇARŞISI…”

-Oyuncak denilince çocukluğum aklıma gelir. 60’lı yılların başında oyuncak hem pahalı hem de her yerde bulunmazdı.

İnsanlar geçimini düşünürken oyuncağa para vermezdi.Ya büyüklerin yaptığı oyuncaklarla oynardık ya da yolda bulduğumuz ayakkabı boya kutusunu kalın bir telin ucuna takar telin üst kısmını direksiyon şeklinde büker Arnavut kaldırımlarda koşardık. 

Kapalıçarşı’nın Nuruosmaniye kapısı yakınlarındaki oyuncakçıyı hiç unutmam. Oyuncakçıya yaklaştığımızda annemin adımları uzardı.

-Hadi sonra bakarsın deyip uzaklaşırdık.

Uzaklaşmadığımız ve her gittiğimizde elimin boş dönmediği bir yer vardı ki hiç unutmam. Duaların kabul olması için gidilen Eyüp Sultan Camii. Beş yaşında bu yerin ulvi manasını o zaman anlamazdım. Beni ilgilendiren oyuncak çarşısı olurdu. Renk renk boyanmış; darbukalar, bülbül sesli testiler, tahtadan yapılmış kağnılar, trenler, kaynana zırıltısı, kamyonlar sıra sıra dizilirdi. Bu mekan sünnet çağına gelmiş çocukların ilk geldikleri yerdi. Annemle buraya geldiğimizde mutlaka bir bülbül sesli testi alırdık. Eve gidene kadar öttüre öttüre kafa şişirdim.

Yıllar sonra bu güzel çarşıya ulaştığımda hayal kırıklığı yaşadım. Geleneksel Eyüp oyuncaklarının satıldığı dükkânların yerini  Çin malı kalitesiz Plastik oyuncaklar, dini kıyafetler ve hacı malzemesi satan mekanlar almıştı. Maalesef son zamanlarda Eyüp Belediyesinin desteğiyle tahta oyuncakların yapımı ve  satışı başlasa da eski görkemli halinden eser yoktur.

Bu çarşı yıllar önce 17. Yüzyıl başlarında Rami Kışlasında Askerliğini yapan Dökmeci Hasan Ağa’ya kadar uzanıyor. Nizami Cedit Askeri olarak geldiği Eyüp semtinden ayrılmayan Hasan Ağa’nın marifetli elleriyle yaptığı oyuncaklarla başlayan bu gelenek Tükürüklü Oyuncakçı olarak da bilinen Hasan Ağa'dan sonra Gümüşsuyulu, Darbukacı Halil Efendi ve Küçük İsmail Efendi adlarındaki zanaatkarlar da oyuncak atölyeleri açıp, bu mesleğe hizmet ediyorlardı.

-Zanaatkârlarımızı unutmamalıyız…

Geleneksel Eyüp oyuncaklarının temel malzemelerini Tahtakale’nin tahta atıkları, sobacıların atık tenekeleri, Sütlüce Mezbahasından atılan deriler, Kağıthane ve Alibeyköy derelerinin biriktirdiği kilin kullanılması oluşturmaktaydı. Bezeme olarak toprak boya ile ve sarı yaldızla, çocuklara hitap edecek dikkat çekici renkler (kırmızı, mavi, yeşil, beyaz) kullanılır, stilize, fazla karmaşık olmayan, yumuşak dalgalı şeritler, benek bezemeler, ışınsal ve basit çizgilerle yüzeylerin hareketlenmesi sağlanırdı. Eyüp oyuncakçıları; ahşap topaçlar, kaynana zırıltıları, kursak düdükleri, darbuka ve davullar, fırıldaklar, hacıyatmazlar, ahşap arabalar, saltanat kayığı ve sandallar, beşikler, tahta kılıçlar, tefler gibi oyuncaklar üretirdi.

Günümüzde Eyüp Oyuncakları Üniversitemiz ve Eyüp Belediyemizin öncülüğünde tekrar yaşatılmaya çalışılmaktadır. Geleceğimiz olan çocukların iyi yetişmesi ve geleceğe hazırlanmasında öncü rol oynayan oyuncakları yeni nesillere de tanıtmalıyız. Bu uğurda emek veren herkese minnet duygularımızla başarılar diliyorum.

-Çocuklar! Haydi Eyüp Oyuncak Çarşısına…