ŞEHİR HATLARI VAPURLARI

İki kıtayı içinde barındıran yedi tepeli şehrimiz kuruluşundan bu yana denizle iç içe olmuştur. İçinden deniz geçen şehrin ulaşımı ise, şehri kuranların ilk olarak geldiği gemilerle sağlanır.

ŞEHİR HATLARI VAPURLARI

-Çocukluğumda Erenköy’e teyzeme giderdik. Cağaloğlu’ndan Tranvayla Karaköy’e  gider  Haydarpaşa vapuruna binerdik.

Haydarpaşa başlı başına bir dünya idi. Vapurun Karaköy’den ayrılması ile motorları gürültülü bir şekilde çalışırdı. Makine dairesinde yüzü gözü kapkara olmuş makinistler kazana kömür atar bir yandan da kaptanın komutlarına göre makinalara yön verirlerdi. Suları yararak ilerleyen vapurun Haydarpaşa’ya ulaşması gemide bir tatlı telaş yaratırdı. Biran önce gemiyi terk etmek isteyen bıçkınlar birbirleri ile yarışırdı. Bu telaş pek boşuna değildi. Trenler vapur saatleri ile bağlantılı olduğundan bilet alıp trene yetişmek hızlı olmayı gerektiriyordu.

 - Geminin iç dünyası bambaşkaydı. Gemiler birinci   mevki ve ikinci mevki olmak üzere ikiye ayrılmıştı.   Birinci mevki geminin kıç tarafına doğru olup   Maroken koltuklara sahipti. İkinci mevki gemini baş   tarafında yer alır ve tahta koltuklar bulunurdu. Birinci   mevkinin kıç tarafında bambu koltukların bulunduğu   lüks bölüm yer alırdı. Bu kısımda oturulduğunda   kondüktör fark ücreti alırdı. Geminin ortasında çay   ocağı olurdu. Üst katta ise bar olur, orada içki içmek   isteyenler yararlanırdı. Yolcunun çok olduğu zamanlar bodrum kat kullanılırdı. Havasız olduğundan mecbur olmadıkça kullanılmazdı. İkinci mevkiinin kapısının açık kaldığında ikinci mevkiden birinci mevkiye kaçaklar gelirdi. Bilet kontrol biletleri kontrol ettiğinde köşe kapmaca başlardı.

        

İstanbul’da ulaşımı sağlayan vapurlar, İstanbul’un simgesi martılara özenmiştir. Bembeyaz gövdelerini bacasındaki sarı ve siyahla tamamlar. Martılara bakarsanız sarı ayakları üzerinde beyaz tüylerini görürsünüz. Gagalarındaki sarı ve kanatlarındaki siyah lekeler Şehir hatlarının renkleri olmuştur. Bu aşk yüzündendir gemilerin güvertesi martıları simitle besleyenlerle doludur.

İstanbul deyince ilk akla gelen vapurlar ve ardı sıra uçan martılar akla gelir. Birde şehri selamlayan Vapur çığlıklarıdır. Şehr-i İstanbul’u gezerken bir ulaşım aracına değil bir tarihe tanıklık edersiniz.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

31 OCAK 2021 - PAZAR