ŞEHİR HATLARI

Ali Serdar Çolakoğlu’nun Kaleminden…31 Ocak 2021 Cumartesi

ŞEHİR HATLARI

İki kıtayı içinde barındıran yedi tepeli şehrimiz kuruluşundan bu yana denizle iç içe olmuştur. İçinden deniz geçen şehrin ulaşımı ise, şehri kuranların ilk olarak geldiği gemilerle sağlanır.

Çocukluğumda Erenköy’e teyzeme giderdik. Cağaloğlu’ndan tramvayla Karaköy’e  gider  Haydarpaşa vapuruna binerdik. Haydarpaşa başlı başına bir dünya idi. Vapurun Karaköy’den ayrılması ile motorları gürültülü bir şekilde çalışırdı. Makine dairesinde yüzü gözü kapkara olmuş makinistler kazana kömür atar bir yandan da kaptanın komutlarına göre makinalara yön verirlerdi. Suları yararak ilerleyen vapurun Haydarpaşa’ya ulaşması gemide bir tatlı telaş yaratırdı. Bir an önce gemiyi terk etmek isteyen bıçkınlar birbirleri ile yarışırdı. Bu telaş pek boşuna değildi. Trenler vapur saatleri ile bağlantılı olduğundan bilet alıp trene yetişmek hızlı olmayı gerektiriyordu.

Geminin iç dünyası bambaşkaydı...

Gemiler birinci mevki ve ikinci mevki olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Birinci mevki geminin arka tarafına doğru olup maroken koltuklara sahipti. İkinci mevki geminin baş tarafında yer alır ve tahta koltuklar bulunurdu. Birinci mevkinin arka tarafında bambu koltukların bulunduğu lüks bölüm yer alırdı. Bu kısımda oturulduğunda kondüktör fark ücreti alırdı. Geminin ortasında çay ocağı olurdu. Üst katta ise bar olur orada içki içmek isteyenler yararlanırdı. Yolcunun çok olduğu zamanlar bodrum kat kullanılırdı. Havasız olduğundan mecbur olmadıkça kullanılmazdı. İkinci mevkiinin kapısının açık kaldığında ikinci mevkiden birinci mevkiiye kaçaklar gelirdi. Bilet Kontrolörü biletleri kontrol ettiğinde köşe kapmaca başlardı.

Bir yakayı diğer yakaya bağlayan vapurlar…

İstanbul’da ulaşımı sağlayan vapurlar, İstanbul’un simgesi martılara özenmiştir. Bembeyaz gövdelerini bacasındaki sarı ve siyahla tamamlar. Martılara bakarsanız sarı ayakları üzerinde beyaz tüylerini görürsünüz. Gagalarındaki sarı ve kanatlarındaki siyah lekeler  Şehir hatlarının renkleri olmuştur. Bu aşk yüzündendir gemilerin güvertesi martıları simitle besleyenlerle doludur.

İstanbul deyince ilk akla gelen vapurlar ve ardı sıra uçan martılar akla gelir. Birde şehri selamlayan Vapur  çığlıklarıdır. Şehr-i İstanbul’u gezerken bir ulaşım aracına değil bir tarihe tanıklık edersiniz.