ÖMÜR GÜRBÜZ - LİYAKAT EHLİ OLMAK…

Elif Beydoğan, Ömür Gürbüz’ün “Liyakat Ehli” olmanın önemini ve manevi surumluluğunu yalın bir dille anlatan güzel bir yazısını sizler için sundular…Ufkumuzun aydınlanması temennisiyle…

ÖMÜR GÜRBÜZ - LİYAKAT EHLİ OLMAK…

Bazen size yapılan bir haksızlık sonucu,  bazen de yaşadığınız olaylar ve tecrübeler sonucu özlü söz niteliğinde bir iki cümle dökülür dilinizden. Onlardan birini siz değerli dostlarla paylaşmak istedim.

“Toprağı fazla sularsan çamur, una su katarsan hamur, liyâkat ehline değer verirsen sırta samur, liyâkatsız kişiye görev verirsen sırta kambur olur...”

Toprak suya ihtiyaç duyar; güneşe ihtiyaç duyduğu gibi. Bunu abartırsanız tarlayı ihtiyaçtan fazla sularsanız tarla çamur olur ve bir ürün elde edemezsiniz. Hamur yapmak için illa ki su lazım. Susuz undan hamur, hamurdan da ekmek yapamazsınız. İşi bilen maharetli ve bilgili insana değer verirsen ister özel şirkette, isterse kamuda olsun; şirketi ve devleti güçlendirir, güzel projeler sunar ve nihayetinde güzel neticeler elde edersiniz. Bu insanları tabiri caizse sırtta taşımak, el üstünde tutmak lazım gelir. Liyâkatsiz, cahil kişiye iş ve görev verirsen bilgisizliği ve beceriksizliğinden ötürü işletmeyi ziyana uğratır, kendi başına kararlar alamaz ve bir işi neticeye bağlayamaz. Bir kambur gibi onu sırtınızda taşımak zorunda kalırsınız. Hedefe ulaşmada sıkıntı çekersiniz. Peygamber Efendimiz(s.a.v.) buyurmuşlardır ki; “İş ehline verilmezse kıyamet yaklaşmış demektir…”

Arthur Miller’in şu sözüyle yazıma nihayet vermek istiyorum: “ Kurbağayı koltuğa oturtsan, o yine çamura atlar.”

Esen kalın sevgili dostlar. Allah’a emanet olunuz…