MUSTAFA ÇERÇİ - YANGIN VE SEL DEPREMİ UNUTTURDU…

Bir tarafta yanan ormanlarımız, ormanlarımızda diri diri yanan canlılar ve diğer tarafta selin alıp götürdüğü binlerce canlar yüreğimizi dağladı.

MUSTAFA ÇERÇİ - YANGIN VE SEL DEPREMİ UNUTTURDU…

Üst üste gelen yangın ve sel facialarının acılarını hissettiğimiz 17 Ağustos 1999 depreminin yıldönümünün arefesinde millet olarak bizleri bir kez daha derin üzüntüye boğdu.

Bir tarafta yanan ormanlarımız, ormanlarımızda diri diri yanan canlılar ve diğer tarafta selin alıp götürdüğü binlerce canlar yüreğimizi dağladı.

Hayrın ve şerrin Hak’tan geldiğine inancımız tamdır…

Millet olarak devletimizin yanında yer aldık ve almaya devam edeceğiz. Yaralarımızı devletimizle birlikte el ele sarmaya çalıştığımız şu günlerde maalesef aramızda bazı çatlak seslerin çıktığına tanık oluyoruz. Oysa bu ve benzeri olağan üstü hallerde millet olarak topyekün elbirliğiyle acılarımızı paylaşmak, yaralarımız sarmak ve bir an evvel tekrar huzurlu günlere kavuşmak varken iyi niyeti suistimal edici kasıtlı paylaşımlar bizleri daha da derinden üzmüştür. İçimizi yakan yangınların oluşturduğu duyarlılıktan nemalanmaya çalışanların sebep olduğu bilgi kirliliği elbette temizlenecektir, fakat buna sebep olanların vicdan azabı çekeceklerinden de hiç şüphem yoktur.

Devletimizin tüm kurumlarıyla acılarımıza seferber oluşu takdire şayanın da üzerindedir. İtfaiyemizin, tüm belediyelerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın canlarını ortaya koyarak yangın ve sele karşı yaptıkları mücadelenin dünyada eşi ve benzeri yoktur.

Yangınlar ve seller karşısında devletimizin seferber olduğunu hep birlikte gördük…

Devletimiz tüm imkânlarıyla depremden, yangından ve selden zarar gören vatandaşlarımızın her zaman yanında oldu ve yaralarını sardı. Devletimiz tüm kurum ve kuruluşlarıyla eş güdüm içerisinde büyük bir gayretle çalıştılar ve kısa sürede yangınları söndürüp kontrol altına aldılar. Kahraman itfaiye erlerimiz, vefakâr UMKE personelimiz, cesur pilotlarımız uçaklarla, helikoterlerle gece gündüz demeden yangına su taşıdılar… Kahramanlarımız, itfaiye araçlarıyla, iş makinalarıyla, İHA’larıyla, Ambulanslarıyla, Arazöz/su tankerleriyle, UMKE aracı ve gerekli ekipmanlarıyla sahada canlarını oraya koydular. Onlarla ne kadar iftihar etsek, övünsek azdır. Tüm gönül eri kahramanlarımıza minnettarız. Ülke genelinde tüm belediyelerimizin desteklerini de göz ardı edemeyiz. Onlarda üzerlerine düşen vazifeyi en iyi şekilde icra etmeye çalıştılar.

Devletimiz, maddi ve manevi desteğiyle anında  yaraları sarmaya başladı…

Yangın ve sel bölgesindeki vatandaşlarımızın zararlarının giderilmesi için devletimiz seferber oldu. İlk önce afetzede vatandaşlarımızın acil barınma ve insani ihtiyacının karşılanabilmesi için çadır, genel maksat çadırı, yaşam konteyneri, Wc ve duş konteyneri sevk edildi. Vatandaşlarımızın yiyecek ve içecek ihtiyaçları karşılandı ve halen karşılanmaya devam ediliyor.

Yurdumuzun her köşesinden asil milletimiz yardım seli oluşturdular…

Özellikle yıkılan, yanan evlerin yeniden devlet eliyle yapılacak olması; tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde oluşan zararların ivedilikle karşılanması afetzedelerimizin acılarını hafifletti.

El birliğiyle acılarımızı paylaşacağız ve yaralarımızı hep birlikte saracağız…

Ne acıdır ki bu süreçte ayrıştırıcı ve tahrik edici söylemlere şahit olduk. Bunlara karşı vereceğimiz en güzel cevap ise her zaman olduğu gibi yine birlik ve beraberliğimiz olacaktır. İçimiz yanarken bu ve benzeri zırvalar bizleri üzse de bizler doğru bilinenleri en iyi şekilde yapma gayretinde olacağız. Hiç şüphesiz bizlere yakışanda budur.

Etrafı sularla çevrili, yarım ada yeşil vatanımız hepimizin. Onu en iyi şekilde koruyup kollamak; imar etmek ve gelecek nesillere teslim etmek bizim onurlu, millî vazifemizdir.

Rabbım devletimizi, milletimizi her türlü afetlerden korusun…Tekrar afetzedelere geçmiş olsun dileğimle; yaralı kardeşlerime şifalar, hayatlarını kaybeden kardeşlerime de rahmetler dilerim.