İBRAHİM DİNÇ - ÖZDE VE SÖZDE MİLLÎ BİRLİK BERABERLİK…

Uzun yıllardır kendilerini dünyanın Jandarması sanan Emperyalist devletlerin hegomonyası elbet bir gün son bulacaktır. Elbette dünya beşten çoook büyüktür.

İBRAHİM DİNÇ - ÖZDE VE SÖZDE MİLLÎ BİRLİK BERABERLİK…

ÖZDE VE SÖZDE MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİK…

Uzun yıllardır kendilerini dünyanın Jandarması sanan Emperyalist devletlerin hegomonyası elbet bir gün son bulacaktır. Elbette dünya beşten çoook büyüktür.

Artık hiçbir hadise gizli kalmıyor. Kimin hangi emelleri için neler yaptıklarını görüyoruz ve de çok iyi biliyoruz. Doğruluk ve dürüstlük ilkesine sıtkı sadakatle bağlı bir anlayışla geçmişte olduğu gibi günümüzde de millet olarak aynı inançla mazlumlarla beraber olmaya devam edeceğiz.

Ülke gündemimizi meşgul eden gerçek dışı, asılsız, hiçbir bilgi ve belge dayanağı olmayan; ülkemizi karalamak amacıyla yapılan tüm hadiseler ve de servis edilen düzmece haberlerin bizim karakterimizle uzaktan ve yakından hiçbir ilgi ve alakası yoktur. 

Gençler geleceğimizin teminatı, varlık sebebimizdir…

Günümüz dünyasında cereyan eden tüm hadiseleri film seyreder gibi  seyrediyoruz. Gelişen ve değişen dünyada teknolojinin bizlere sağladığı her türlü imkânlardan yararlanmalı ve gelecek nesillerimizi bu doğrultuda dosdoğru bilgilerle yetiştirmeliyiz.

Tarih toplumun hafızasıdır…

Son yüzyılımızda, maalesef tarih bilincinden, milli ve manevi değerlerimizden mahrum bırakıldık. Dünya milletleri içerisinde bu denli gıpta edilecek genç nüfusumuza karşı sorumluluğumuz olduğu gerçeğine binaen; saygı, sevgi ve vatanseverlik hususunda yediden yetmişe her zamankinden daha çok özverili ve duyarlı olmalıyız.

Tarihte, 117 devlet kuran bir milletiz… (32 beyliğin, 38 devletin, 17 Hanlığın, 16 İmparatorluğun, 10 Cumhuriyetin, 4 Atabeyliğin altında bizim imzamız var.)

Dünya’da bizden daha çok devlet kuran, bizden daha çok devlet batıran ikinci bir millet yoktur. Merhum Nihal Atsız Bey, yeni devletleri, yeni imparatorlukları bir yıkılma, yok olma değil de, hânedanların yer değiştirmesi şeklinde açıklardı.

Bu vesile ile tüm şehidlerimizi ve kahramanlarımızı rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Dünya tarihinin en muhteşem bölümlerinde biz varız…

“Dünyanın üç büyük imparatorluğu şunlardır: Roma İmparatorluğu, İngiltere İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğudur. “

Dünya tarihinde Osmanlı İmparatorluğu 624 yıl hüküm sürdü. Merhum tarihçimiz Yılmaz Öztuna’nın  ‘Büyük Türkiye Tarihi’nde belirttiği gibi, Devlet-i aliyye 322 yıl dünyanın lider devleti olarak selamlandı. 3.Murat devrinde yani 1595 yılında, Devlet-i aliyye, bugünkü Türkiye’nin 30 misli daha büyük topraklar üzerinde (23 milyon 337 bin kilometre karelik bir vatanda) göz kamaştırıyor ve alkışlanıyordu.

Osmanlı devlet adamları ve Osmanlı tarihçileri, o devletimizden ‘İmparatorluk’ diye bahsetmediler. Devletimizin resmi ismi ‘Devlet-i aliyye veya Devlet-i seniyye’ idi.  “Devlet-i aliyye: Ebediyete kadar devam edecek devlet demektir. Devlet-i seniyye ise yüce devlet, büyük devlet karşılığında bir tamlamadır.”

Ama ne yazık ki Cumhuriyet dönemimizde basılan tarih kitaplarımız, Devlet- aliyye veya Devlet-i seniyye yerine, ‘Osmanlı İmparatorluğu’ ismini kullandılar. Bu sıfat yanlıştır; çünkü Osmanlı emperyalist duygularla hareket etmedi. Osmanlı’nın hedefi ‘İ'lây-ı Kelimetullah’ idi. Yani Osmanlı, Allah’ın kelamını yüceltmek, Kur’anı sevdirmek ve yaymak için seferber oldu.

Kurulan 16 büyük Türk imparatorluğu arasında Devlet-i aliyye birinci sırada bulunuyor. Çünkü hem en uzun ömürlü olan, hem de dünyada 322 yıl lider devlet olarak hüküm süren sadece Osmanlı devletidir. Kurulan büyük Türk devletlerinin en kısa ömürlüsü ise Harzemşahlar’dır.

“Harzemşahlar, 1157-1231 yılları arasında 74 yıl hüküm sürdü. Anadolu Selçuklu Devleti; 231 yıl yaşayarak yerini Osmanlı devletine bıraktı.”

Milletimiz ilk defa, Karahanlılar Devleti zamanında (940-1040 yılında) Müslümanlıkla bütünleşti. Dünyanın bütün İslâm devletleri arasında, İslâm’a en çok hizmet eden, İslâm’ın ve Türk’ün bayrağını en yücelerde dalgalandıran Devlet-i aliyye’dir.

Osmanlı’nın 624 yıllık hükümdarlık devresinde elbette  güzellikler yanında, çirkinlikler de, yanlışlıklar da  filizlendi. Ama doğrusuyla yanlışıyla, güzeliyle çirkiniyle ‘Osmanlı’ gururumuz ve şerefimizdir. Osmanlı bizim Anadolu’da varlık sebebimizdir. 

Bir insanın, kendi tarihine düşman olmasının üç önemli sebebi vardır.  ‘Cehalet, Gaflet ve İhanet’tir.

Balkanlar, Kafkaslar, Ortaasya, Afrika…Yüzlerce yıl hüküm sürdüğümüz bu topraklar üzerinde birlikte yaşadığımız mazlum insanlar. Bizimle yaşayan bu insanların diline, dinine, rengine ve mabedine asla yan gözle bakmamış ve onları kendi değerlerimiz gibi koruduğumuz gerçeği de asla unutulmamalıdır. Asırlardır birlikte yaşadığımız bu insanlar Devlet-i Aliyye’den sonra sözde günümüz modern dünyasında ‘yoksulluk, sefalet, kan ve göz yaşından’ başka ne acıdır ki bir daha gün yüzü göremediler.

Günümüze dek Azerbaycan ve Türkistan’la ilgilenmeyi mâcera addedenler bugün anlaşılmıştır ki ilgilenmemek maceradır, gaflettir ve hatta  dalâlettir.

Türkiye’nin ve Türk dünyasının kalkınmasını istemeyenler, ‘dilde, fikirde, işte birliği’ yapmamızdan elbette rahatsız olacaklar ve haince her türlü planlarını devreye sokacaklardır. Bu hep böyle olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

Su uyur düşman uyumaz der büyüklerimiz…

Yediden yetmişe devletimizin, milletimizin varlığı ve bekası için yapılanları asla unutmayalım. Millî ve manevi değerlerimize sımsıkı sarılalım. Millî birlik ve beraberlik ruhuyla varlığımızı ilelebet devam ettirelim. Millî birlik ve beraberliğimize zeval verecek her türlü kirli oyunlara alet olmayalım ve oynanan bu ve benzeri çirkin oyunları hep birlikte bozuyoruz ve bozmaya devam edelim.

Ülkemizin ve insanlığın bekası için geçmişte olduğu gibi emperyalist emeller uğruna değil; insanlık adına mazlumlarla beraberdik yine aynı inançla Kafkaslar’da, Ortaasya’da, Akdeniz’de, Balkanlar’da, Afrika’da  ve dünyanın her yerinde beraber olmaya devam edeceğiz.

Devletimizi, milletimizi, emniyet güçlerimizi ve kahraman ordumuzu muzaffer eyle Ya Râb…