İBRAHİM DİNÇ - GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM!..

Meydana gelen doğal afetler olay değil birer vakıadır.

İBRAHİM DİNÇ - GEÇMİŞ OLSUN TÜRKİYEM!..
İbrahim Dinç

Özellikle ülkemizde ve dünyada meydana gelen doğal afetler bizleri derinden üzdü. Yaramız derin, acılarımız elbette büyüktür. Tüm insanlığı tehdit eden olağanüstü bu afetler elbette bizleri yeni arayışlara ve tedbirler almaya mecbur etmektedir. Millet olarak her zaman olduğu gibi meydana gelen bu doğal afetler karşısında da devletimizin yanında, “Devlet-millet el ele” mağdur olan kardeşlerimizin yaralarını hep birlikte sarmayı milli bir vazife addettik.

HEP BİRLİKTE EL ELE SARILAMAYACAK YARAMIZ YOKTUR…

Meydana gelen doğal afetler olay değil birer vakıadır. Her şeye rağmen devletimizin gücü binlerce kez şükürler olsun kısa sürede olayları kontrol altına almayı ve mağdur vatandaşlarımızın da yaralarını sarmayı başardı. Bu gücümüzün sırrı ise; yıllardan beri dışardan ve içeriden ülkemize yapılan her türlü saldırılara rağmen millet olarak daima devletimizin yanında yer almayı kutsal bir vazife ve sorumluluk addeden asil milletimizin bu olaylara karşı serinkanlı duruşundan gelmektedir.

Dünyamızın muhtelif coğrafyalarında bulunan irili ufaklı devletlerde de meydana gelen; yangın, sel ve deprem gibi afetlere karşı bu devletlerinde uzun bir zamandır mücadele ettikleri aşikârdır. Unutmayalım ki nedeni ne olursa olsun bu tür hadiselere karşı önceden her türlü tedbirleri almalı ve yeniden olabilme ihtimaline karşı da milletçe hazırlıklı olmalıyız. Özellikle okullarımızda gençlerimize doğa ve insan sevgisi aşılanmalı; bu tür olayların neden -sonuç ilişkileri çok iyi analiz edilip gençlerimize anlatılmalıdır.

CİĞERLERİMİZ BİR DAHA YANMASIN…

Ağaç, devletimizin ve milletimizin hayat kaynağıdır. Kâğıdımızdan, kalemimize; fırında pişirdiğimiz ekmeğimizin ateşine kadar har alanda sosyal hayatımızın en önemli vazgeçilmezidir.

Millî Şairimiz Mehmet Emin Yurdakul mısralarında şöyle terennüm ediyor:

“Sakın kesme, her dalından bir güzel kuş ses versin;

Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin;

Sakın kesme, şu sevimli köye kanat-kol gersin;

Sakın kesme, aziz vatan günden güne şenlensin!…”

Yine aynı şekilde Hz. Peygamberimiz SAV bir hadis-i şerifinde; “Yarın kıyamet kopacağını bilseniz ağaç dikiniz” buyurulur.

Çağ açıp çağ kapayan, Ulu Hükümdar Fatih Sultan Mehmed Han; “Ormanlarımdan dal kesenin başını keserim” der…

Örneklerini çoğaltabiliriz... Elbette dünyamızın dengesini doğrudan etkileyen ormanlarımızı, yeşil alanlarımızı ve doğamızı korumak, ağaçlandırmak elzemdir. Unutmayalım ki yeşil çevre hayatımızın en önemli ögesi ve soluduğumuz oksijenimizin varlık sebebidir.

Asla unutmayalım, “Bir kibrit bir orman yakar” der büyüklerimiz.  Doğaya atılan türlü atıklar yangın sebebidir. Özellikle cam atıkların aşırı sıcaklarda yangınlara sebep olduğu ise bilinen bir gerçektir.

Bu ve benzeri doğal afetlere karşı günümüzün modern teknolojisinden yaralanmak oldukça önem arzetmektedir. Yangın söndürme uçağı ve helikopterleri, itfaiyemizin araç-gereçleri  ve eğitimli personelleri, gönüllü sivil toplum kuruluşlarımızın kahraman neferleri  yangına, sele ve depreme  karşı cansiperane, canla-başla verdikleri mücadeleleri asla göz ardı edemeyiz.

Yangında ve sel felaketinde yaralanan kardeşlerimize acil şifa, hayatlarını kaybeden kardeşlerimize gani gani rahmetler diliyorum… Doğanın dengesi, ormanlarımızın neşesi evcil ve yabani tüm canlıların feci şekilde yanarak telef olmalarını ise asla unutamayacağız…

Rabbım devletimizi, milletimizi ve tüm insanlığı bu ve benzeri afetlere karşı muhafaza eylemesi dileğimle…