Fatih ALBAYRAK - GIDA TERÖRÜ -3

Değerli Okuyucularımız, en son yazımızda fikirlerinizi ve yorumlarınızı bize yazarsanız yazılarımızda paylaşırız demiştik. Fuat GEDİK Hocamız yazmış, kendilerine teşekkür ederim.

Fatih ALBAYRAK - GIDA TERÖRÜ -3
FATİH ALBAYRAK

Fuat GEDİK     2020-05-23 ‘’ Yazınız çok güzel olmuş. Yıllar önce gıda teknikerleri gıda üretim yerlerini denetliyordu. Sonra bu sistem kaldırıldı. Gıda üreticileri ücreti bizzat gıda teknikerlerine verdikleri için denetimin etkisi arzu edilen seviyede değildi. Ama hiç yoktan iyiydi. Halbuki ilgili bakanlık ücreti bizzat gıda üreticilerinden alıp gıda teknikerlerine bizzat vermeliydi. Böylece denetim daha etkili ve verimli olur. Bu sistem yeniden kurulmalıdır. Fırının içerisinde çalışan elemanlar sigara içiyorlar.’’

  Unlu mamuller üreten bir firma okullara ve diğer tüketim yerlerine simit veriyordu. Okul kantininde  satılan simitlerden ,un biti  dediğimiz  böceklerden çıktı. Ama her simitte var. Firma sahibi beni çağırdı  bu işi bilen kişi olarak  yardım  istedi. Simitlerin hepsini toplattık.  Firmada yaptığımız inceleme ve sahibi ile yaptığımız görüşme sonucunda,  bize  yanlışlıkla  unu  büyük  elekte   eledikleri  için  geçtiğini,  o  unla  ekmek  yapacaklarını, yanlışlık  olduğunu  söyledi .  İşini kaybetmekten  korktu ve biraz da  utandı.   O günden  sonra  her simit  yiyişimde  ağzıma  onlardan  gelecekmiş  gibi oluyordu.

 Bazı firmalar bozuk ürünün yerine yenisi vermektedir. Fakat ürünü tekrar geri götürüp değiştirmek  istediğinizde,  zaman harcamakla beraber stres yaşıyorsunuz. Daha da önemlisi akşam alıp evinize götürdüğünüz yiyeceğin bozuk çıkması ile aç kaldığınız yetmiyormuş gibi midenizi de bulandırıyor . O besinden nefret ediyorsunuz. Farkına varmayıp yenildiğinde besin zehirlenmesine veya   diğer hastalıklara neden oluyor.

  Para kazanma hırsı insanlarımıza neler yaptırıyor, bunlara kim dur diyecek?                           Haydi  Avrupa Birliği’ne girelim demekle olmuyor, bu konuda çalışmalar yapmamız lazım.

 Birçok  gıda  firması   kalite belgesi   ve  pahalı  cihazlar  ile  iyi bir   imaj  vermeye çalışıyor. Fakat madalyonun  arka yüzü   rezalet.

Ben  gıda  piyasasındaki  çalışma  hayatımı  noktaladım. Uzun bir süredir eğitimle  uğraşıyorum. Bu  şartlarda  çalışmaktan  nefret  ettim. Hayalini  kurduğum  birçok  büyük  firmada da  çalıştım.  Aradığımı  bir türlü  bulamadım.

Ben  bunları  vicdan rahatsızlığım  nedeniyle   dile getiriyorum. Tecrübelerimin  Türk  milletine  fayda  sağlamasından  başka hiç   bir beklentim  yoktur.

Yalnız bu hırslı  insanların  kanunlardaki   boşluklardan faydalanarak  yaptıkları  haksız  kazançlarına  karşı  durulmasını istiyorum. Bu insanların  bizim  gibi  insanlara  yapacağı saldırılara   karşı  destek olunmasını  bekliyorum.

 Tarım Bakanlığımızdan  günümüze  uygun, caydırıcı cezaların olduğu yeni  bir gıda kanunu çıkarmasını bekliyoruz. Ziraat Mühendisleri ve Gıda Mühendislerine gerekli yetki verilmeli. Mühendislerimiz gıda firması sahiplerine ezdirilmemeli.

 Gıda denetimi de  çok önemlidir. Denetimler uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. Gıda denetimini belediyeler  hiçbir eğitim almamış  zabıtalar vasıtasıyla yapmaktadır. Ayrıca Sağlık Bakanlığı , Tarım Bakanlığı Ticaret ve Sanayi Bakanlığı yapmaktadır. Gıda Denetimi tek elde toplanmalıdır.

Üniversitelerin bu konularda aktif olmadığını düşünmekteyim. Öğretim görevlilerimiz gıda terörü konusunda çalışmalar yapmalı, bilimsel verilerle açıklamalar yaparak, halkımızı aydınlatmalıdırlar.

Gıda Terörü yazı dizimizi üçüncü bölümle tamamlamış olduk.  Bundan sonra ‘’beslenirken nelere dikkat etmeliyiz’’ konusuyla köşe yazılarımıza devam edeceğiz. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim…