GEVHER NESİBE ŞİFAHANESİ - ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

Anadolu’da Büyük Selçuklu Devleti’nde sağlık hizmetine bilimsel yönde akılcı yöntemlerle yaklaşılmış ve hastalıkların tedavisi için de ilk hastane kurulmuştur.

GEVHER  NESİBE ŞİFAHANESİ - ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

-Geçmişten günümüze Tıp insanlık yararına incelemeler yapmış ve tespit ettiği bulgularla hastaları tedavi etmiştir.

İnsanlık tarihi boyunca öğrenilen hastalıklara tedavi yöntemleri geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Anadolu’da Büyük Selçuklu Devletinde sağlık hizmetine bilimsel yönde akılcı yöntemlerle yaklaşılmış ve hastalıkların tedavisi için de ilk hastane kurulmuştur.

             Kayseri’de kurulan hastane bir aşk hikayesi ile ilişkilidir…

Gevher Nesibe Sultan, halk arasında ‘İnce Hastalık’ diye bilinen veremden öldüğünde Selçuklu Sultanı'nın kız kardeşiydi. Henüz 39 yaşında hayata gözlerini yuman Nesibe Sultan'la ilgili iki farklı yaşam öyküsü anlatılır. Bu öykülerden birisinde; Doğuştan zayıf bünyeli ve hastalıklı bir kız olan Nesibe, Selçuklu Saray'ının gözbebeği olmasına ve de  ülkenin en büyük hekimleri tarafından tedavi edilmeye çalışılmasına rağmen bir türlü iyileşemez ve sonunda veremden ölür.

Gönüllerin Sultanına ait, özellikle halk arasında yaygın olan ikinci öykü ise daha acıklıdır. Bu öyküye göre, Nesibe Sultanı veremden ölüme iten şey sevdadır. İnce hastalık vücuduna yayılmadan önce de zayıf mı zayıf, üflesen yıkılacak gibi bir kızdır Nesibe Sultan. Teninin sağlıklı beyazından yaşam fışkırmaktadır. Tüm Sultanlar gibi neşe içinde geçen çocukluğunun ardından ilk gençliğe adım attığında tanır ‘Gerçek Sultanlığı’.  Bu, gönüllerin sultanı olmak, gönülde bir sultan yaşatmaktır.

Saraydaki sipahi komutanlarından birisine kaymıştır gönlü Nesibe Sultan’ın. Sipahi komutanı ile kavuşmalarına tek bir engel vardır, töreler.… Töreye göre,  saraydaki kızların evlenecekleri erkekleri Sultanın seçmesi gerekmektedir. Bu nedenle kız kardeşinin seçimine karşı çıkar Gıyasettin Keyhüsrev.

Sultani Sipahi komutanını biraz da bu nedenle yollar sefere. Kız kardeşinin onu, onun da kız kardeşini unutması için. Komutan için bu gidişin dönüşü yoktur oysa. Savaşta ölen sipahinin haberi ile Nesibe Sultan'ın da dünyası kararmıştır. Üzüntüden içine kapanan, gün, güneş yüzü görmeyi unutan, boğazından lokma geçmeyen Nesibe Sultan, en sonunda bu yüzden ince hastalığa yakalanır. Ülkenin en meşhur doktorları çare bulamazlar derdine. Yaşama arzusu giden birisini yaşatmaya çalışmanın yararsız olduğunu söylerler Gıyasettin Keyhüsrev'e. Gevher Nesibe Sultan çoktan, sipahinin öldüğünü duyduğu gün yaşamla bağını koparmıştır.

1206 Yılında Kayseri’de Gevher Nesibe’nin vasiyeti üzerine Ağabeyi Gıyasettin Keyhüsrev tarafından yaptırılan Şifahane, Anadolu’da yapılan ilk şifahanedir. İçinde Şifahane, Şifa Medresesi ve Tımarhaneden  oluşur. Gevher Nesibe Sultanın kabrinin de bulunduğu bu Şifahane bilme, insan sağlığına hizmet etmiştir. Akıl hastaları ses ve müzik ile tedavi edilmiş ve böylelikle Akıl hastalığı hastalık olarak kabul edilip iyileştirilmeğe çalışılmıştır. Prof. Dr. Ekrem Aktaş, söğüt ve kavak ağacının gölgesinde uyuyan kişilerin de son derece rahatlamış olarak uyandıklarını belirterek, bunun ağaçların özünde bulunan salisilik asitin etkisinden kaynaklandığını sözlerine ekledi.

Aspirinin ham maddesi salisilik asitin ağrı kesici olarak kullanılmasını, Mısır püskülünün kaynatılarak idrar söktürücü olarak kullanılmış, Çiğdem Çiçeği Suyu ise Gut hastalarının tedavisinde kullanılmıştır. Tıbbi bitkilerin yanı sıra müzik ve su sesi de tevavi yöntemleri arasındaymış. Kayseri’de bulunan bu Şifahane İnsanlık tarihi içinde önemli tıp merkezleri arasındadır.

Hep batının uygarlığı anlatılırken kendi birikimlerimizi göz ardı ediyoruz. Geçmişini bilmeyenler geleceğini  kuramazlar.

Sağlık ve huzur içinde güzel günler dilerim.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

22 NİSAN 2021 - ATAŞEHİR