ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU-EMİR GÜNE HAN VE EMİRGAN

İstanbul’da boğaz sahilinde çay içmek için gittiğimiz, dinlendiğimiz mekânlar bazen bir tarihi de içinde barındırır.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU-EMİR GÜNE HAN VE EMİRGAN

Boğaz gezilerimizde ilk aklımıza gelen Emirgan, Şirin ilçemiz Sarıyer’in bir semtidir. Bizans döneminde, servilerle kaplı olduğundan servi anlamına gelen ‘Kyparades’ diye anılırdı.

18 Mart 1635 tarihinde IV. Murad Safevîlerin, Osmanlı hududunu geçip Osmanlı topraklarına saldırıp yağmalamaları ve bu yağmalamaların artması üzerine Safevî  Devletine sefere çıktı. Revan Kalesini kuşattı. Kuşatma karşısında duramayacağını anlayan Kale Komutanı Emir Güne Han kaleyi savaşmadan Sultan 4. Murad ‘a teslim etti. Emir Güne Han İran’da vatan hayini sayılacağından 4. Murad ile İstanbul’a geldi. Zamanında ‘Feridun Bey Bahçeleri’ olarak anılan bölge Emir Güne Han’a bağışlandı. Bu tarihten sonra bölge ‘EMİRGAN’ olarak anılmaya başlandı.

1861-1871 yılları arasında hükümdar olan Sultan Abdülaziz bu araziyi Mısır Hidivi İsmail Paşa’ya verdi. İsmail Paşa bu alana 1871-1878 yılları arasında renkleriyle anılan Sarı Köşk, Pembe Köşk ve Beyaz Köşk’ü yaptırdı. İsmail Paşa’nın ölümünden sonra Satvet Lütfi Tozan’a kalan arazi 1940’da devrin İstanbul Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafında kamulaştırılıp Park olarak hizmete alındı. İstanbul Lale festivallerine ev sahipliği yapan koru İstanbul için mesire ve dinlenme yeri olmuştur.

Laleleriyle, mesire yerleriyle anılan semt aynı zamanda vapur iskelesi, meydan çeşmeleri, camisi , çay bahçeleri ve köşkleriyle de ünlüdür.

Sabancı Ailesine ait Atlı Köşk Sakıp Sabancı Müzesine ev sahipliği yapmaktadır.

Emirgan korusu lale çeşitliliği ile öne çıksa da ağaç ailesi bakımından da zengindir. Fıstık çamı, Kızılçam, Halep çamı, Ağlayan Çam, Veymut Çamı, Sahil Çamı, Japon Kadife Çamı, Londra Çamı, Avrupa Çamı, Mavi Ve Konik Ladinlerdir. Bu türlerin  yanı sıra Mavi Atlas, Lübnan, Himalaya Sedirlerinin örnekleri, Kayın, Dişbudak, Sabunağacı, Salkım Söğüt, Macar Meşesi, İstanbul’un park ve bahçeleri ile korularında rastlanmayan nadide ağaçlardan Kolorado Gümüşi Köknarı, Çin Mabet Ağacı, Kaymak Ağacı, Kaliforniya Su Sediri, Sahil Sekoyası ve Kâfur Ağacı da bu koruda bulunmaktadır.

Gezilmesi görülmesi gereken bu koruya geldiğinizde yaşamınıza renk katarsınız. Baharı Emirgan Korusunda karşılamanın mutluluğunu herkesin yaşaması dileğiyle…Sağlıcakla kalınız…

Ali Serdar ÇOLAKOĞLU / 22 Şubat 2021  Ataşehir