ELİF BEYDOĞAN – AİLE TOPLUMUN ÇEKİRDEĞİDİR…

Güzel toplumu meydana getiren çekirdek ailelerdir. Binanın temeli sağlam betonu, insanın temeli de sağlam karakteridir. Bu nedenle akademisyenlerimiz önce eğitim, sonra öğretim derler. Çok doğru bir tespittir…

ELİF BEYDOĞAN – AİLE TOPLUMUN ÇEKİRDEĞİDİR…
ELİF BEYDOĞAN

AİLE TOPLUMUN ÇEKİREDEĞİDİR…

- Bir tane buğday tarlaya ekersiniz, tarlanız bakımlı ise binlerce tane buğday hasat edersiniz.  Sözün özü ne ekerseniz onu biçersiniz.                                        Güzel toplumu meydana getiren çekirdek ailelerdir. Binanın temeli sağlam betonu, insanın temeli de sağlam karakteridir. Bu nedenle akademisyenlerimiz önce eğitim, sonra öğretim derler. Çok doğru bir tespittir…

“Ağaç yaş iken eğilir. Kuş yuvada gördüğünü yapar. Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de o’dur “ der büyüklerimiz. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

Ülke nüfusumuz 84 milyonu aştı. Genç, öğrenci nüfusumuz ise 20 milyonu aştı. Sanırım dünyadaki bağımsız 196 ülke içerisinde gıpta edilecek bir rakam seviyesinde olduğumuz söylenebilir. Lisan bakımından Türkçemiz ise dünyada konuşulan beşinci büyük dildir. Bunlar, “Çince, Hintçe, İngilizce, İspanyolca ve Türkçe’dir. Güzel Türkçemiz ise tüm sadeleştirme safsatalarına rağmen soyları ve yapıları bakımından nakış nakış işlenmiş fevkalade bir dildir. Her türlü derdimizi, isteğimizi ve tüm taleplerimizi karşılayacak zenginliğe ve bir dil yapısına sahiptir.

Yukarıda bahsettiğim gibi sağlam karakter üzerine inşa edilecek dil, tarih, kültür, gelenek, görenek ve din bilgilerimizle yoğrulmuş çağdaş düşünceli nesillerimiz gelişen ve değişen dünyada çığır açacaklardır. Geçmiş dönemlerdeki gibi ilimde ve bilimde yepyeni dehalar yetişecek; ülkesine ve tüm insanlığa faydalı olacaklardır. Eli kalem tutan genç aydın bir kardeşiniz  olarak ben bunları ufkumuzda çok net görüyorum.

Tüm iletişim kanallarımız açık olmalı. Zamanımızı boş işlerle geçirmemeliyiz. Okumanın ve dinlemenin, öğrenmenin en iyi ve gerçekçi bir yöntemi olduğunu asla unutmamalıyız.

Önce anne ve babalarımızı ve daha sonra çocuklarımızı bu düşünceler doğrultusunda eğitmeli ve akabinde çağdaş, modern bir toplum oluşturmalıyız.

Küçüklerimizi sevmeli, onlara sevgi ve saygı aşılamalı; büyüklerimize ise layık oldukları değeri vermeli ve onların geçmişteki hayat tecrübelerinden ve bilgi birikimlerinden istifade etmeliyiz.

Bu duygularla idrak edeceğimiz mübarek Ramazan ayımızın ülkemize, İslam âlemine ve tüm insanlığa sevgi, barış ve huzur getirmesini diliyorum.

Gelecek yazımızda değişik bir konuda hasbihal etmek dilek ve temennisiyle sağlıcakla kalınız.