ÇARŞI...ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

İstanbul’un fethinin ardından şehrin imarı ön palana çıktı. Sarayın yakınında bulunan Bizans yapılarını da içine alan bir çarşı inşaatına başlandı. (1460)

ÇARŞI...ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

Çarşı sözcüğü dilimize Farsçadan geçmiştir. Şehir merkezinde dört yol çevresinde kurulan Pazar anlamına gelir. Farsça dört “çar” , yol -yön anlamına gelen “sü” sözcüklerinin birleşimidir.

İstanbul’un fethinin ardından şehrin imarı ön palana çıktı. Sarayın yakınında bulunan Bizans yapılarını da içine alan bir çarşı inşaatına başlandı. (1460)

Tarihin ilk alışveriş merkezi İstanbul’da kurulmuş oldu…

Kapalı Çarşı Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtleri arasında yer alan 4500 dükkanın bulunduğu ülkemizin en büyük alışveriş merkezidir. Bizans’tan kaldığı düşünülen İç Bedesten, Cevahir Bedesteni ve 1460 yıllarında Fatih tarafından yapılan Yeni Bedesten ki bu gün Sandal Bedesteni olarak anıyoruz çarşının ikinci büyük yapısıdır.

Sandal Bedestenine verilen ad burada satılan sandal adlı kumaştan gelir…

Bir yolu pamuk, bir yolu ipekten oluşan bu kumaş bedestenin adı olmuştur. Kapalı Çarşı labirenti anımsatan sokakları ile 30.700 metrekare alanda 4500 dükkan,5 camii, bir mektep, 7 çeşme, 10 kuyu, 1 sebil, 1 şadırvan, 24 kapı ve 17 hanı içinde barındıran kapalı bir kutudur.

İstanbul’da yaşayan herkesin mutlaka bir işi olduğu bu yapı ülkemize gelen turistlerin de ilk uğrak noktasıdır.

Osmanlı İmparatorluğunun ticaret merkezi olan bu mekan, zaman içinde günün koşullarına uyarak kuyum ve halı ağırlıklı bir görünüm kazanmıştır. Sokak isimlerine baktığımızda hangi loncaların esnafının hizmet ettiğini anlarız.

Mahmut Paşa Kapısı girişinde yer alan, Çarşının en alçak yeri olan bu yerde minyatür bir kule yer almaktadır. Yaklaşık 300 yıl önce çarşının güvenliği için yapılan yapıda üst katta Tulumbacılar alt katta Zaptiyeler yer alırmış. Tamamen ahşaptan yapılmış olan binanın kubbesi göz alıcıdır. Çukur Kule zaman içinde sarayın borçlarına karşılık devredilmiş ve bundan sonra Çukur Muhallebici olarak anılmıştır.

Harem kadınlarının tercih ettiği mekân olmuştur. Merdivenle çıkılan üst kat haremlik, giriş ise selamlık olarak hizmet etmiştir.

Çukur Muhallebicinin mamulleri İstanbul halkı tarafından çok beğenilmiştir. Su Muhallebisi, Tavuk Göğsü, Zerdesi ve bilumum şerbetleriyle damakları çatlatmıştır. Her güzel şey gibi günümüze ulaşamamış ve bu günlerde kuyumcu esnafının mekânı olmuştur.

Tarihte gezinmek isteyenlerin, yuva kurma hazırlığına girenlerin, sünnet olacak çocukları olan ailelerin ve ülkemize gelen konukların ilk uğrak yerini sizlere anlatmak istedim.

İstanbul’un en hareketli  çarşısında geçireceğiniz zaman belleğinizde hiç çıkmayacaktır.

Herkese sağlıklı ve huzurlu iyi gezmeler dilerim…

18 AĞUSTOS 2021, ATAŞEHİR