ELİF BEYDOĞAN'IN - AHMET AKSOY'LA MEKTUP KONULU RÖPORTAJI...

PTT’ye yıllardır hizmet etmiş Ahmet Aksoy kardeşimizle “MEKTUP” hakkında konuştuk. Mektubun geçmişiyle ilgili hatıralarını paylaşıp; günümüz gençliğinin merak ettiği çok ilginç bilgiler verdiler.

ELİF BEYDOĞAN'IN - AHMET AKSOY'LA MEKTUP KONULU RÖPORTAJI...
AHMET AKSOY - PTT GÖREVLİSİ

-BAK POSTACI GELİYOR! HABER VERİYOR…

-Bu nida şiir gibi kulağımıza hoş gelirdi. Hâlâ kulaklarımızda çınlar…

 - Mektup geçmişimizde önemli bir yer tutar… -   Mektup,bir zamanlar duygularımızı,   düşüncelerimizi,   öfkemizi, sevincimizi paylaştığımız   ve bu   duygularımız yazıya  döktüğümüz, bunu  da   zarflara   koyup sevdiklerimize  gönderdiğimiz en   güçlü     iletişim  aracımızdı.

 

- Arşivlerimizdeki kayıtlarımızda mektubun çok   eski  tarihi olduğunu görürüz… - Mektubun o kadar eski  bir tarihi  vardır ki  ta   milattan  öncesine  dayanır.  Mektubun mazisi devletlerin diplomasisinde,  siyasi  görüşmelerinde, antlaşmalarında, sevgililerin, arkadaşların  duygularını kağıda  dökmesinde  izlerini görürüz.

-Duygularımızı, düşüncelerimizi kağıda döktüğümüz mektup;  bu özellikleri bakımından çok kıymetliydi. 

-Çünkü mektubun zorlu bir yolculuğu   vardı.  Belki  aylar  süren  uzun  bir yolculuğu. Bazan at,  deve sırtında çölleri, bazan bir gemiyle  okyanusları, denizleri  geçer;  bazan da bir ulak güvercinin kanatlarında kuş olur uçar dünyayı gezer  ve bekleyenine  varırdı.

-Düşünsenize nasıl  kıymetli  olmasın. Bir yerden bir yere,  kişiye özel  bir mesaj, bazan sevinç ve bazan da hüzün getirirdi. İste buydu mektubu değerli kılan…

-Türk  Edebiyatımızda mektubun önemli yeri  olmuştur ve hatta en önemlisi  Milli Mücadele yıllarımızda  mektup  ve telgraf  çok  daha fazla önem  kazanmıştır. Mektubun bu mücadelemizin  başarıya kavuşmasında dahi çok  önemli  bir paya  sahip  olduğu bilinen bir gerçektir.

-Geçenlerde  ‘Posta, Telefon  ve Telgraf’  şirketinde  çalışan  bir arkadaşımla  bir araya  geldik  ve mektup konusunu  konuştuk.

-Bana ‘Posta, Telefon  ve Telgraf’ kurumu, yani  Ptt’nin  1840 yılında  kurulduğunu, 181 yıllık  bir geçmişi  olduğunu, kurumun Osmanlı  Devleti  zamanında  ‘Posta Nazırlığı’ olarak mektupla başlayıp, sonrasında telgraf ve  telefon  konularında çok  aktif  olduğunu ve Cumhuriyetin kuruluşundan sonra da hizmetlerine  devam  edip  günümüze kadar  geldiğinden  bahsetti  ve şunları üzülerek  ekledi:

- Posta Telefon  Telgraf A.Ş’de çalışan Ahmet Aksoy; “Mektuplaşma  kültürünün bittiğini,  neredeyse hiç  mektuplaşanın  olmadığını; kimsenin  kimseye  mektup  yazmadığını söyledi. Buna  kendini de  dahil  etti ve devam  etti. Artık  gelişen  ve değişen  teknoloji  mektup  kültürünü yok  etti. Eskiden  yazılan güzelim  mektupların  artık  yazılmadığını, geçmişe  bakınca buna  özlem duyduğunu “ söyledi.

-Mektubun  şu anki  neslin  sadece  adını  duyduğu  bir nesne  olarak var olması sizce üzücü değil mi? 

-Elbette çok üzücü. Ama gelişen ve değişen dünyada son derce modern iletişim araçlarına ne diyebiliriz. Sonuç olarak; ”Mektup bir kültürdür, geçmiştir, duygudur, hasrettir. Artık günümüzde nostaljidir”  sözleriyle bitirdi.

ELİF BEYDOĞAN-ANADOLU YAKASI HABER "SİZİN SESİNİZ..."