BAHARIN MÜJDECİSİ NERGİS…ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

Baharın müjdecisi sarı ve beyaz renkleriyle bizlere mutluluk veren bu çiçeği hepiniz tanıdınız.

BAHARIN MÜJDECİSİ NERGİS…ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

-Nergis ülkemiz de olduğu gibi İtalya, İspanya dan Japonya’ ya kadar geniş bir yelpazede yetişir.

 - Anavatanı Avrupa olan bu narin çiçek soğanlı   bitkilerden “Narcisus” cinsindendir. 20 -80 cm   arasındaki yapısıyla boy gösterir. Ülkemizde   Karaburun ve Mordoğan’da tarımı yapılır. Çin   Nergisi,Yabani Nergis, Zerrin, Fulya, Güz Nergisi   türleri vardır. Bu gün sizlere Nergis çiçeğini değil   Nergisle anılan öyküyü anlatacağım.

 - Anlatacağım öykü çok güzel bir peri kızı olan Ekho   ile Narkisos arasında geçer. Ekho ,ormanda avlanan Narkisos’u görür ve aşık olur. Ancak avcı bu sevgiye karşılık vermez. Ekho sevginin karşılını alamayınca kara sevdaya kapılır ve ölür. Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda 'eko' dediğimiz yankılara dönüşür. Olimpos Dağında yaşayan tanrılar bu duruma çok kızar ve Narkısos’a bir ceza verirler.

Günlerden bir gün av izindeki Narkissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür. O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir. Yerinden kalkamaz, kendine âşık olmuştur. O ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmiştir kendi görüntüsünü . O şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, aynı Ekho gibi Narkissos da günden güne erimeye başlar ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür.

Ortası güneşin renginde beyaz yapraklı güzel kokulu bu çiçek boynu hep eğiktir bu yüzden alçak gönüllüğü ve fedakârlığı simgeler. Aşkın ve yeniden doğuşun, baharın ilk çiçeği nergis edebiyatımızda yerini almıştır. Nergis genelde sarhoş olmuş sevgilinin mest olmuş bakışları ile alakadar kullanılır. Bu bakışlar aşığın aklına kötü şeyler getirir. Bu nedenle nergis divan şiirinde mestane, bakış, elinde içki kadehi ile mest olmuş, sarhoş olunca boynu hafif eğilmiş ( tıpkı nergis çiçeğinin duruşu gibi)  sevgili, şarap  ile birlikte anlatılır.

Nergis-i şehlâ diyerek baygın bakışlı gözü, Çeşm-i nergis denilerek nergis gözlü denmiştir

Fuzili,

Seyrani dizelerinde şöyle nergise yer verir.

Bîmâr tenim nergis-i mestin eleminden,

Hûnîn ciğerim la’l-i dür efşânın içindir.  

 

Dağlarda nergis sanırdım,

Ala gözlü mestim seni.

Sözünden özün tanırdım,

Fehmederdim dostum seni.

   

-Nergis, boynu bükük güneş gibi parlayan ve ak yaprakları ile hüznün, saygının ,aşkın çiçeği  aynı zamanda tıbbın da ilacı olmuştur.

Soğanının lapası, yakısı yaraların irinini kurutur, temizler ve iyileştirir. 5 gramı bal ile içildiğinde kusturur. Kökü yakı yapılıp sirke ile başa sürüldüğünde saç kıran hastalığına fayda sağlar. Çiçeklerinin suyu balla beraber şerbet gibi içildiğinde rahim ve mesane ağrılarını iyileştirir.

Sizlere bir anlatmaya başladım konu konuyu açtı laf uzadı. Dünyamız ne çektiyse kendini ilah sanan narsislerden çekmiştir. Hep beraber olmak için karşılıklı saygı ve sevgiyle yol almalıyız. Nergis gibi boynumuz eğik olabilir ama gönlümüzün zenginliği barışa ve kardeşliğe kucak açar.

Hepinize mutluluklar dilerim...

27 AĞUSTOS 2021 - ATAŞEHİR