AYDIN ALAS - ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ) “SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENİR…”

Bilmek tek başına bir çözüm değildir. Herkes birçok şeyi bilir. Ancak bilgiyi doğru kullanamadıktan sonra o bilgi hiçbir işe yaramaz. Bugün dünyada obezite denilen bir hastalık var gitgide de yayılıyor…

AYDIN ALAS - ÜSTÜN İNSAN OLMA SANATI (YAZI DİZİSİ) “SAĞLIKLI VE DENGELİ BESLENİR…”

Biz insanlar hücreler, dokular ve organlardan meydana geliyoruz.  Vücudumuzdaki sistemler görevlerini düzgün bir biçimde yerine getirebilmek için enerji kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Bu enerji kaynaklarının en temelini ise besinler oluşturmaktadır.  Beslenme denilince akla genellikle karın doyurmak veya açlık duygusunu bastırmak gibi düşünceler gelmektedir. Oysaki asıl beslenme; sağlığı korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için vücudun gereksinimi olan besin öğelerini dengeli biçimde vücutta yerine koymak anlamına gelmektedir.

Bilmek tek başına bir çözüm değildir. Herkes birçok şeyi bilir. Ancak bilgiyi doğru kullanamadıktan sonra o bilgi hiçbir işe yaramaz. Bugün dünyada obezite denilen bir hastalık var gitgide de yayılıyor…

Her yıl 2.8 milyon insan kilo fazlalığı ve obezite nedeniyle yaşamını yitiriyor.

Bu gerçekten korkunç bir rakam! Jamaika, Arnavutluk, mogalistan, Litvanya, Moldova, Slovenya, katar, Letonya ve daha sayamayacağımız tam 62 ülke! Bu 62 ülkenin ortak özelliği nedir biliyor musunuz? Nüfuslarının 2.8 milyondan daha az olması… Yani her yıl, bu saydığım ülkelerden herhangi birisinin toplam nüfusu kadar insan, Dünya genelinde fazla kiloları yüzünden hayatını kaybediyor.

Peki, insanlar neden kilo veremiyor?

Bunun birçok sebebi var aslında. Benim fikrime göre en önemli sebep ölçüyü kaçırmak ve faydasız olan gıdalarla beslenmektir.

O halde ölçü nedir ve ölçü kimdir? Ölçü elbette ki yeterli ve dengeli beslenmektir. Ölçü peygamber efendimizdir. Ölçü sünnete uygun bir yaşam biçimini tercih etmektir.

Fast foot sektörünün tuzağına düşmek!

Un ve şeker içeren gıdaların bizi daha çok acıktırdığını biliyoruz? Bu tarz gıdaları tükettiğimiz an, kan şekerimiz hızla yükselmeye başlar. Belirli bir seviyeye ulaştığında kendimizi doymuş ve mutlu hissederiz. Anlık geçici bir haz duyarız ve sonra eski halimize geri döneriz. Çünkü kan şekerimiz yeniden düşmeye başlamıştır. Bu nedenle kendimizi sürekli bir şeyler atıştırmak zorunda hissederiz. Sürekli bir şeyler atıştıran birisi ayda sadece fazladan 1 kilo alsa, 12 ayda kaç kilo alır? Peki ya 5 yıl sonra?

İpin ucunu kaçırmak!

İpin ucu kaçtığında tekrar geri yakalamak gerçekten çok zor oluyor. Bu yüzden sürekli ipin ucunu yakalamaya çalışmak yerine, ipin ucunu sıkıca tutmak çok daha akıllıca olacaktır.

Diyet döngüsüne kapılmak!

Aşırı kilolu olan insanların ortak özelliği sürekli diyette olmalarıdır. Ama nedense o diyetlerin sonu bir türlü gelmez. İnternette gördüğü her diyeti uygulamaya çalışan insanlar bir süre için kilo verebilseler de, aslında bir süre sonra verdiklerini tekrar geri almaktadırlar. Çünkü vücut eski alışkanlıklarına geri dönmek istemektedir.

Bunun tek bir çözümü var; diyetten çıkmak ve diyet yapma fikrinden kurtulmak. Sürekli diyette olarak kalıcı kilo vermek çok zordur. Siz zorladıkça, vücudunuzun ve bilinçaltınızın direnciyle karşılaşacaksınız. Vücut direncini bilemem ancak bilinçaltının direncini yenmek neredeyse imkânsızdır.

Psikolojik sebepler

Kilo verememenin başındaki en önemli nedenlerinden ilki psikolojik sebeplerdir. Eğer kişi yediklerinde aşırıya kaçıyorsa ve kendine engel olmakta zorlanıyorsa, bunun altında yatan mutlaka bir ya da birkaç psikolojik etken vardır diyebiliriz.

Örneğin aşk acısı çeken birisi duygusal açlığını bastırmak için, kendisini fazla yemeğe vermiş olabilir.  Ekonomik bunalım yaşayan birisi, kendisini çıkmazın eşiğinde hissettiğinden gereksiz ve faydasız besinleri tüketebilir. Hayat amacını yitirmiş bir kişi ise, kendine dikkat etmek yerine zararlı olan alışkanlıkları hayatına sokarak anlık mutluluk peşinden koşuyor olabilir.

Acı çeken bir insan acısını dindirmek ister!

Bunun en masum yolu kilo almaktır. İnsan çektiği acıyı ve taşıdığı yükü belli etmese bile bir şekilde onu dışa vurur. Alınan kilolar bunun en belirgin özelliğidir.

Bu durumda alınabilecek en iyi tedbir, bir uzmandan yardım istemektir.

Yüzüne vurmayın!

Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınız aşırı kilo almış olabilir. Sebeplerini asla bilemezsiniz. Belki sevdiği birisini kaybettiği için üzüntüden kendisini yemeğe vermiştir. Belki de ekonomik sıkıntıları yüzünden aşamadığı problemleri vardır. Sakın ona kilo almışsın demeyin. Empati yapmayı deneyin. Çünkü zaten ne kadar kilo aldığının farkındadır. Eğer o insana gerçekten yardım etmek istiyorsanız, bunu bu şekilde yapmamalısınız. Yüzüne vurmayın, çünkü kınadığınız şey ile sınanma olasılığınız çok ama çok yüksek…

Kendinize hedef koyun

Bir öküzü bir oturuşta kimse yiyemez. Ancak onu parçalara böler ve buzdolabına koyarsanız koca öküzü 6 ay içinde mideye indirebilirsiniz. Her sene kurban bayramında koca bir öküz kesilir ve poşetlenerek buzdolabına koyulur. Sonrada onu çıkarıp yeriz ve kimse buna itiraz etmez.

Sıra kilo vermeye gelince nedense aceleci oluyoruz! Yirmi kilo fazlası olan birisi internette bir ayda 10 kilo -20 kilo nasıl verilir tarzında diyetleri araştırmaktadır. Hızlı kilo verdiren diyetlerin, verilen kiloların çok daha fazlasıyla geri alınmasına sebep olduğu bilimsel olarak da ispatlanmıştır. Kendinize 6 ay zaman verin. Bir öküzü bir ayda değil 6 ayda bitirin. 6 ay bekleseniz ne kaybedersiniz? Hiçbir şey… Fazladan alınan kiloları kaybetmek için kendinize zaman verin. Ve onların gitmesine izin verin. Artık onlarla birlikte yaşamak zorunda değilsiniz…

Her gün sırtında bir damacana suyla dolaşıp evlere su servisi yapan ama karşılığında hiçbir ücret alamayan su dağıtıcıları gibi hissettiğiniz oldu mu hiç? Benim oldu. Eğer 20 kilo fazlanız olsaydı ne demek istediğimi daha iyi anlardınız. Ağırlıklarınızdan kurtulun ve hafifleyin. Her hafta 1 kilo vermeyi hedefleyin. Böylece 6 ayda hedefinize ulaşabilirsiniz. Öküzü parçalara bölün ve kendinize küçük hedefler koyarak yolunuzda dosdoğru ilerleyin. İlerlemenizi görmek için kendinize bir gelişim çizelgesi yapın ve odanıza asın. Böylece amacınıza sadık kalmak için bir sebebiniz daha olmuş olur!

Yaşam tarzınızı değiştirin.

Kilo vermenin en basit ve kalıcı formülü yaşam tarzını değiştirmekten geçer. Yani eski alışkanlıklarımızı artık bırakmamız gerekiyor. Birçok insan zaten o alışkanlıklar yüzünden kilo almıyor mu?

• Günde iki öğün ve bir de ara öğün olacak şekilde beslenin

• Üç şeyi hayatınızdan çıkartın. 1- unlu olan gıdalar: Ekmek, börek, simit vb. 2- Rafine şeker 3- Şekerli olan tüm içecekler

• Yemek esnasında su tüketmeyin. Yemekten yarım saat önce ve iki saat sonra su tüketebilirsiniz.