ALİ SERDAR ÇOLLAKOĞLU'NUN KALEMİNDEN-ÇADIR TİYATROSU

Atmışlı yıllardan yetmişli yıllara kadar çadır tiyatroları hayatımızın renkli bir parçasıydı. Biz Cağaloğlu’ ndan Fındıkzade’ ye taşındıktan sonra Çadır Tiyatrosunu da görmüş oldum.

ALİ SERDAR ÇOLLAKOĞLU'NUN KALEMİNDEN-ÇADIR TİYATROSU

Mayıs ayının sonuna doğru boş alanlarda kurulan etrafı çadır beziyle derme çatma bir sahne ve kulis oluşturulurdu. Sahnenin etrafına ise ahşap sandalyeler dizilirdi. Sahne genelde tam ortada olup iki yanında cambaz gösterisi için iki direk olurdu. Direklerin arasında tel gerilirdi.

Fındıkzadeli olanlar bilirler…

 

Şimdilerde Davutpaşa Spor Klubü Lokali’nin bulunduğu Tutya Parkında kurulurdu. 60’lı yıllarda Tutya Parkı’nın olduğu yerde gecekondular vardı. Orta kısımdaki boşluk semtin gazinosu olurdu. Bu eğlenceyi evimizin balkonundan kuş bakışı izlemek yaz aylarının vazgeçilmez eğlencesi olurdu. Tiyatroda sahne alan bazı sanatçılar açılıştan önce sokakları dolaşırlardı.  Önde Bir kamyonetin kasasında tanıtım afişi aracın üzerine bağlanmış, hoparlörler vasıtasıyla duyurularını yaparlardı. Hangi sanatçıların olduğu anlatılırdı. Bazen uzun bacaklarıyla cambazda olurdu. Biz çocuklar cambazın  ardısıra yürüyüp dağıttığı el ilanlarını toplardık.

Asıl şenlik geceleri olurdu …

Çadırın üzerinde renkli lambalar yanar, renk curcunası sizi içeri davet ederdi. Müzik başladığında eğlence doruklara çıkardı.

İlkin bir uvertür şarkıcısı çıkar, ardından kısa skeçler, dansöz, cambaz ve şarkılar ile devam ederdi.

Cambaz  deyince Yankı Quarte’ i söylemeden geçemem: Metin, Safiye ,Hamiyet Baba Yankılar sonraları Semiha bu kadroya eklendi. Semiha Yankı daha küçük olduğundan küçük numaralarda oynardı. Gecenin heyacanı Metin Yankının tel üzerinde hünerlerini göstermesi ile alkış kıyamet olurdu. Yankılar Foliberjer Sahnesi’nde yaşanan elim kazada Metin Yankının ölümü üzerine dağılacak ,küçük Semiha Şarkılığa soyunacaktı. Erovizyon şarkı yarışmasının ilk temsilcisi olarak Türkiye’yi temsil edecekti. ‘Seninle Bir Dakika’ ile sonuncu olacaktık...

Bu mekânlar şehrin eğlence ve sosyalleşme alanlarıydı…

Cambazlardan sonra dağarcığımda kalan as solistlerden Şükran Ay şarkılarıyla renk katardı. Lunapark; Gar, Çakıl, Maksim, Bebek, Küçük Çiftlik gazinolarında yer alamayan kadrolar ve yeni yetişenlerin mekânı olurdu.  Ağustos ayı geldiğinde gazino yerini toplu sünnetlerle doldururdu. Yıllar içinde boş alanların binalarla dolması üzerine 70’lere doğru Çadır Tiyatrosu Altımermer’de bulunan alanda kuruldu. Bu mekânlar şehrin eğlence ve sosyalleşme alanlarıydı. Zaman içinde unutulup gitti. Geçmişin sosyal alanları bir bir tükendi. Televizyonun yaygınlaşması ile eğlence ve sosyalleşme evlere taşındı. Hali vakti yerinde olanlar büyük organizasyonların yapıldığı gazinolara gitse de bir zaman sonra gazinolarda işlevini kaybedecekti.  

 

-Ekonomik gelişmelere ve değişmelere paralel ülkedeki eğlencede değişiyordu. “Maalesef, Çadır Tiyatroları artık anıları süsleyen bir anı olarak tarihteki yerini aldı. “

Ali Serdar Çolakoğlu - 10 Şubat 2021 / Ataşehir