ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU/ARAŞTIRMACI YAZAR-MECİDİYE’DEN GALATA KÖPRÜSÜ’NE…

İstanbul’un iki yakasını birleştiren köprüleri yaşamın telaşından fark edemiyoruz.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU/ARAŞTIRMACI YAZAR-MECİDİYE’DEN GALATA KÖPRÜSÜ’NE…
GALAT KÖPRÜSÜ

Şimdilerde üzerinden Tramvay geçen geniş köprü, üzerinde ve altında bir yaşamı barındırmaktadır.

Bir zamanlar üzerinden geçişte para alınan köprü, günümüzde balık tutanlarla anımsanmaktadır.

Sanırım 1960’ların bir yaz günü idi. Tramvayla geldiğimiz Karaköy’den  Rahmetli Babamı İzmir’e uğurlamıştık. Ben o zamanlar 5 yaşındaydım . Daha sonra yine Tramvayla Sultanahmet’e dönüş yolculuğuna çıkarken köprü açılmaya başlamıştı ve bütün trafik durmuştu.

Balıkçılar Marmara’da yaptıkları Torik avını Haliç’te sonlandırmışlardı. Yarım saatten fazla bu avı en ince ayrıntısına kadar izlemiştik. Uğurlama, balık avı ve Köprünün açılması belleğimde derin izler bırakmıştı.

Köprü ile ilgili anılarımdan biri de Uzun Ömer’in ayakkabılarıdır…

Babam ile Köprü altında, merdivenlerin yakınında, piyangocunun vitrininde sergilenen 65 numara kundura beni çok etkilemişti. Babamın anlattığına göre Tayyare Piyangosu satan Uzun Ömer 2.25 Cm boyunda 1.70 kilo ağırlığında dev gibi bir adammış. İnsanlar onunla konuşabilmek için piyango alırlarmış. Köprünün bir diğer piyangocusu ise Cüce Simon’muş. Simon Efendi aylık çıkan piyango biletini satar, bitince ortadan çekilirmiş. Boyuna bakıp dalga geçenlere kafa tutar, delikanlılığını konuştururmuş. Uzun Ömer’in aksine Simon Efendi boyundan büyük davranırmış.

Galata köprüsü altında yer alan; Kıraathaneler, Nargile Kahveleri, Lokantalar, Olta Malzemesi satanlarla doluydu. Evsizlerin de eviydi. Köprü, başlı başına bir alemi içinde barındırırdı.

Köprü aynı zamanda bir oyuna da isim olarak konmuştu. İsim olarak aşina olduğumuz BİRİÇ.

1856'daki Kırım Savaşı sırasında İstanbul'a gelen İngiliz askerleri ile Türklerin ortaklaşa yarattığı bir oyundur. Anavatanı Türkiye'dir. İki insanla, iki insana karşı oynanan, insanlar arasında bir köprü kurularak oynanması zorunlu bir oyundur. Yaratıcıları, hem bu çağrışım nedeniyle, hem de Galata Köprüsü'ne karşı oynarken köprüden esinlenerek oyuna "BRİDGE" adını vermişlerdir. Oyunun ilk kuralları 1871'de konmuştur.

Bu tarihi köprünün tarihi hakkında birkaç satır yazmasam olmazdı…

İstanbul’un iki merkezini birleştirme düşüncesi ilk olarak 16’ıncı yy’da Sultan 2’inci Bayezit tarafından düşünülmüş. Floransa’da yaşayan Leonardo Da Vinci ile yazışılmış. Davinci’nin köprü projesinin uygulanması için davet edilmiş; fakat Venedik Cumhuriyeti’nin baskısı ile gelememişti.

Köprü  yapımı Abdülmecit Han’ın annesine kısmet olmuştur. Bezm-i Alem Valide Sultan tersanede ahşap olarak inşaa ettirdiği köprü 22 Kasım 1845’te açıldıktan  sonra   18 yıl hizmet vermiş. Abdülaziz Han’nın yaptırdığı daha geniş köprü ile 12 yıl daha kullanılmıştır. Köprü, Bahriye Nezareti tarafından toplanan müriye (geçiş üçreti) ile de kârlı bir yatırım da olmuştu. Yayalardan 5, yüklü hamallardan 10, boş beygirlerden 20, yüklü beygirlerden 40, koyun, keçi ve kuzudan 3 para, boş arabalardan 2.5, yüklü arabalardan ise 5 kuruş geçiş ücreti alınıyordu.

Abdülaziz Han köprüdeki trafiğin artması ve güvenliğin sağlanabilmesi için bu gün Eminönü yönünde köprü başlangıcındaki otopark olarak kullanılan alana Aziziye Karakolu’nu yaptırmıştır. Karakolun Pera’ya layık bir bina olmasına çalışılmış. Ön yüzü süslerle donatılmıştır. Bu yüzden ahali bu karokolu ‘Süslü Karakol’ olarak benimsemiştir.

Köprü üçüncü kez 2’inci Abdülhamit Han zamanında Ahşap metal karışımı olarak dubalar üzerinde inşaa edildi.

1910-12 yıllarında ise günümüzde kullanılan köprüden önce kullanılan metal basküllü köprü Almanlar tarafınfan yapıldı.

Tarihi değerlerimiz geleceği kurarken yeni nesle örnek olmalıdır…

Tarihe tanıklık eden köprü siyasi olaylarla da anılmıştır.  Meşrutiyet'in ilanından sonra muhalif gazeteci Hasan Fehmi'nin Galata Köprüsü'nde öldürülmesi ülkede infiale sebep oldu. Cinayeti protesto eden üniversite öğrencileri “Gizli eller kırılsın” diyerek Bab-ı Ali'ye ve Meclis-i Mebusan'a yürüdü. Meclis'te de iktidar ve muhalefeti birbirine düşüren bu provokasyon, İstanbul'u alt üst eden 31 Mart Vakası'nın da habercisiydi .

15-16 Haziran genel işçi direnişinde köprü açılarak işçilerin toplanması engellenmiştir.

Galata Köprüsünden geçerken Osmanlıdan günümüze uzanan bu yılları da anımsamamız gerekir.

ANADOLU YAKASI HABER