ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU-YILDIZLARI, YILDIZLARIN ALTINDA İZLEMEK…

Yıldızların altında bir şarkının sözleri olmaktan öte 60’lı yıllardan 70’li yıllara kadar yaşadığımız yazlık sinema coşkusunun yansımasıdır.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU-YILDIZLARI, YILDIZLARIN ALTINDA İZLEMEK…

Okulların kapanmasını takip eden hafta yazlık sinemalardaki hazırlıklar tavan yapardı. Fındıkzade’den Koca Mustafa Paşaya Yazlık ve kışlık sinemalar boy gösterirdi. Televizyonun olmadığı o dönemde komşuluk ilişkileri çok samimiydi. Hafta içinde komşular birbirlerine giderek karşılıklı ziyaretlerde bulunur hoşça vakit geçiririlerdi. Yaz gelince bu ziyaretlerin yerini sinema sefası süslerdi. Minderini alan aileler soluğu sinemalarda alırdı.

Sinemalara gitmenin yolu sinema fenerlerinden geçerdi. Sinema fenerleri yazlık sinemaların oynatacağı filmin afişleriyle donatılırdı. Sinemalar haftada iki kere filim değiştirirdi. Akşamları bir kamyonet veya bir arabanın üzerine konmuş hoparlörlerden hangi sinemada hangi filmlerin oynadığını anons ederlerdi.

Sinema seçimimiz genelde yabacı filimler olsa da mahallenin kızlarının gideceği sinemalar da tercih nedenimizdi. Semtimiz sinema cennetiydi. Cevdetpaşa’da Nilgün Sinemasını balkondan izlerdik. Filim hoşumuza giderse arkadaşlarla soluğu sinemada alırdık.

Yazlık sinemaya gitmenin başlangıcı mahallede toplanmakla başlardı. İlk durak Meraklılar Kuruyemişçisine uğrayıp ayçekirdeği almaktı. Yıldızların altında izlenen filmi çekirdek çıtlatarak seyretmek ayrı bir zevkti. Filim arasında gazoz, Alaska Firigo satıcıları bağırarak satış yaparlardı. Birinci filim sırasında Çitlen Çekirdek içimizi yaktığından gazoz ilaç gibi gelirdi. Yazlık sinemalarda en çok yıldız kayması aklımdan hiç çıkmaz. Yıldız kaymasını yeni neslin bildiğini pek sanmam . Sinema çıkışında eve yollanırken dondurmacılar ilk tercihimiz olurdu.

Fındıkzadedeki  Akasya Sinemasının karşısındaki madamın dondurmasını unutamam . Madam kornetleri kendisi yapardı. O külahlar dondurma kadar lezzetliydi. Madam külahları yapmaya başlayınca koku sinemaya ulaşır. Dondurma için kuyrukta beklememek için sinemadan erken çıkardık. Şimdilerde ne sinema var ne de madamın dondurması.

Paramız olduğunda hafta da iki kez sinemaya gittiğimiz olurdu. En çok gittiğimiz sinemalar Akasya, Merih, Sayanora, Çoruh ve Sur  Sinemaları olurdu. Sebebine gelince bu sinemalar  yabancı filimler getirirlerdi. Nilgün Küçük,  Nilgün İstanbul Türk filmleri oynatırdı.

Yıldızları, yıldızlar altında izlemenin mutluluğunu sizlerle paylaşmak istedim.

“Benim gönlüm sarhoştur,

Yıldızların altında…

Sevişmek ah ne hoştur,

Yıldızların altında…”

19 ŞUBAT 2021 CUMA   ATAŞEHİR / İSTANBUL