ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - SANAYİİNİN PATRONU TARIM…

Toplumun beslemesi yanında ülke ekonomisini ayakta tutar. Kurtuluş savaşı öncesi, savaşlarla geçen yıllar ülke tarımını yok olma durumuna getirmişti.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - SANAYİİNİN PATRONU TARIM…

-İnsan yaşamının devamı için gerekli olan bitkisel, hayvansal ürünlerin üretilmesi veriminin arttırılması, pazarlanmasını da içine alır.

        

Toplumun beslemesi yanında ülke ekonomisini ayakta tutar. Kurtuluş savaşı öncesi, savaşlarla geçen yıllar ülke tarımını yok olma durumuna getirmişti. Mustafa Kemal bu yüzden “Köylü milletin efendisi ” diyerek tarımın önemine dikkat çekmiştir. Tarımı özendirmek ve geliştirmek için Ankara’da “Atatürk Orman Çiftliğini, Devlet Üretme Çiftliklerini” kurdu. “Devlet Üretme Çiftlikleri” örnek tarım işletmeleri olmaları yanında tohum ve damızlık hayvan üretimiyle öne çıkıyordu.

Tarım dediğimiz sanayi olmadan bu ürünlerin işlenmesi mümkün olmazdı bu yüzden; “Gemlik Suni (Sung) İpek Fabrikası, Isparta Gülyağı Fabrikası, İzmit Kibrit Asidi Fabrikası, Zonguldak Seramik Fabrikası, Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası, Çimento Fabrikası, Karabük Demir Çelik Kombinası, İzmit Kağıt ve Selüloz Tesisleri, Keçiborlu Kükürt Tesisleri, Bakırköy Pamuklu Dokuma Fabrikası, Kayseri Pamuklu Dokuma Fabrikası, Nazilli Pamuklu Dokuma Fabrikası, Malatya İplik ve Dokuma Fabrikası, Iğdır İplik Fabrikası, Bursa Merinos Kamgarn Mensucat Fabrikası, Kastamonu Kendir Sanayi”  gibi fabrikalarla ekonomiye can kattı.

-Cumhuriyetin ilk on yılı kurulan fabrikalar içinde 1936 yılında Kırıkkale’de barut, tüfek ve top (MKEK) tesisi işletmeye açıldı.

-Tarımı desteklemek ve yönlendirmek için Sümerbank, Mandencilik için Etibank kuruldu.

-Savaştan yeni çıkmış ve ambargolarla baskılanan bir ülkede sanayinin gelişmesi tarım sayesinde olmuştur.

Batının kapıları kapatması bizleri komşumuz SSCB ile ticareti geliştirmemizi sağlamıştır. Ruslar Türkiye’nin sanayi hamlesi yapmasına yardım etmişlerdir.1935 Kayseri Sümerbank Bez fabrikası taze sebze ile ödendi. 1937’de Nazilli basma Fabrikası Ruslar tarafından kuruldu. Başlangıçta, Türk personele işi öğretmek için 120 Rus mühendis çalıştı. Kredisi, makinaları, her şeyinin parası narenciyeyle ödendi.

-Cumhuriyetin bu siyaseti ileriki yıllarda 1961’de “Arpaçay Barajı 1979’da, Orhaneli Termik Santrali” bu kez taze sebze ve greyfurtla ödendi. “İskenderun Demir Çelik, Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Aleminyum Tesisleri, Oymapınar Barajı” parasını domates ve narenciye ile ödedik.

Batının vermediği teknolojik yatırımları tarımla başardık. Dönüp geçmişe baktığımızda darbelerin nedenleri arasında bu fabrikaların kurulmasını da görebiliriz.

Tarım bu ülkenin motor gücüdür. Yalnız ülke insanını doyurmakla kalmaz ülke kalkınmasına da katkı sağlar. Türkiye kendine yetebilen ve Dünyaya tarım ürünleri satan bir ülke iken günümüzde dışa bağımlı hale geldik. Köylerimiz belediyelerin mahallesi yapılarak tarımdan uzaklaştırıldı. Fabrikalar yok pahasına satılarak dışa bağımlılığımız arttırıldı. Tohum yasası ile atalık tohumlarımız yok olmaya başladı.

Bir ülkeyi teslim alabilmek için aç bırakmanız kafidir. İkinci Dünya Savaşında Hitler bu taktikle Avrupa’yı kısa bir sürede işgal etmiştir. Toprağımız yabancılar tarafından talan edilmekte. Varlıklı  bir ülkeyken yoksullaşıyoruz. Toprağımıza sahip olursak Sanayide kurarız, insanımıza iş te veririz. Yeni Dünya düzeninde en önemli ürün gıda ürünleridir. Emperyal güçler kendi tekellerini oluşturuyorlar. Biran önce değerlerimize sahip olmalıyız.

Rabbım birliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin inşallah. Sağlıcakla Kalın…

4 Aralık 2021 Ataşehir