ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - HAMSİ BALIKLARIN ŞAHIDIR…

Osmanlı Anadolu’da hüküm sürmeye başladığında Türkler genelde denizden uzak bölgelerde yerleşmişlerdir.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - HAMSİ BALIKLARIN ŞAHIDIR…

Kıyı bölgeleri Rum vatandaşların yerleşim yeri olmuştur. Böyle olunca balıkçılık Rumların işi olmuştur. Bu yüzden balık adları Rumcadır. Karadeniz Bölgesinin protein kaynağı hamsi balığı önceleri Türkler tarafından benimsenmemiştir.

Trabzon, Yavuz Sultan Selim’in şehzadeliğinin geçtiği yerdir. Burada doğan Kanuni Sultan Süleyman hamsiyi çok sever. Hamsiyi kılıcının kabzasına kazıtır. Padişahın bu sevgisini Evliya Çelebi’de de görmek mümkün. Evliya Çelebi Karadeniz seyahatinde öğrendiği hamsiyi seyahatnamesinde anlatmıştır. Yöre balıklarından sonra hamsiye özel bir yer vermiştir.

Hamsi adının, “Elli gün süren kış anlamına gelen ‘Hamsin’ kelimesine dayandırarak bu mevsimde çıkmasını delil olarak gösterir.”

Evliya Çelebi böyle söylese de Yunanca  χámpsi χάμψι Karadeniz"e özgü bir balık olarak adlandırılmış, hamsiye Lazca da hapcia, Pontus Rumcası’nda hapsi, Romence’de hamsie, Rusça’da hamsa, Bulgarca’da hamsiya, Gürcücü’de hamsa veya hamsia İtalyanlar ancuez demektedirler.

Ülkemizin en sevilen protein kaynağı diğer balıklara nazaran daha çok tüketilir. Karadeniz bölgesinde nereye giderseniz hamsi dediğinizde aç kalmazsınız.

Hamsi vücuduna oranla ağzı büyüktür, gözleri ve gümüşi renktedir. Canlı hamsinin sırtı yeşildir, öldükten sonra maviye dönüşür. Marmara ve Karadeniz’de yoğun olarak dolaşırlar. Preu, Arjantin, Avusturalya , Japonya, İtalya ve İspanya sahillerinde de volta atarlar.  En lezzetli hamsi Doğu Karadeniz’de çıkar.  Halkın sevdiği bu protein kaynağı 1937 yılında tenekesi 5 kuruştan satılmaktaymış. Hamsi Evliya Çelebinin anlattıklarında yerini şöyle alıyor. Hamsi limana geldiğinde Trabzon’da tellallar “ Muhteremler, muhteremler hamsi limana geldi “ diye bağırınca ahali limana koşarmış. Vakit namazları dahi kazaya bırakılırmış. Namazın kazası olur hamsi kazaya bırakılmaz denirmiş. Balığın duyurusunu alan imamlar bile namazı bırakıp koşarlarmış. Karadeniz halkının en önemli besinine balık demek hamsiye hakaret sayılır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde afrodizyak olarak belirtmiş. Yüzlerce yemeğinin yapıldığı bin bir derde şifa kaynağı olan bu balık ülkemizin de önemli bir gelir kaynağıdır. 

Denizlerimizdeki kirlenmelerle ve aşırı avlanmalar balık rekoltesini düşürmüştür. Halkın beslenmesinde önemli yeri olan hamsiye sahip çıkılmalıdır. Günü kurtarmaya dönük yasalarla değil geleceği yakalayak besin zincirinin devamını sağlayan yasalar çıkarılmalıdır. Halkın besin kaynağı olan deniz ürünlerinin kökünün kazınması önlemelidir.

Sağlıcakla kalın.

17 HAZİRAN 2020 - ATAŞEHİR