ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU-DEĞİŞEN DÜNYAMIZ “BEYAZ CAM…”

Bizim için radyo benzeri bir kutuda ilk kez canlı görüntü seyretmek heyecan veren önemli bir ayrıcalıktı.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU-DEĞİŞEN DÜNYAMIZ “BEYAZ CAM…”

-Okullar kapanmıştı sanırım. 1967 yılı Temmuz başı bir Cuma günü Annem Ablamı ve Beni, Dayımın Kızı Zekiye Ablalara götürmüştü.

Bizlerle yaşıt kuzenlerle oynarken vakit akşam olmuştu. Geri dönüş saatinin yaklaştığı saatlerde bize bir sürpriz yaptılar. Eniştenin Almanya’dan getirdiği televizyonda İTÜ TV yayını vardı. Saat 17.00 başlayacak yayından bir saat önce televizyon açılmıştı. Küçük ekranda bir saat heyecanla uçuşan karıncalardan sonra İTÜ TV bandı görünmüştü. Saat beşte yayın başladı. Bizim için radyo benzeri bir kutuda ilk kez canlı görüntü seyretmek heyecan veren önemli bir ayrıcalıktı. İlk kez gördüğümüz televizyon keyfi “Annemin haydi gidiyoruz komutu” ile bozuldu.

Televizyonda ikinci buluşma 1969 yılı 20 Temmuz’unda Ay’da yürüyen astronotları, Hekimoğlu Ali Paşa İlkokulunun karşısındaki bir radyocunun vitrinine koyduğu televizyondan izlemiştim. 1986 ise Fındıkzade’ de vitrine konan televizyondan Meksika’da yapılan futbol maçı gösteriliyordu.

70’li yıllara geldiğimizde artık TRT yayın hayatına girmiş ve televizyon alıcısı da çoğalmıştı. 1972 Münih Olimpiyatları naklen veriliyordu. Hasan Abimle Oğuz Han Caddesi üzerinde bulunan büyük bir kahvehanede bir lira karşılığında bir maçı izlemiştik. Artık televizyon hayatımıza girmişti. Almanya’da çalışan işçilerimiz yanlarında televizyon getiriyorlardı. Birçok ev beyaz camla buluşmuştu. Oturduğumuz binanın  giriş katında oturan Başkomiser Mükerrem Amca ilk televizyonu almıştı. Bizlerin kapısını çalıp izin isteyerek televizyon izlediğimiz komşumuzu anmadan geçemem. Yine bir Pazar günü komşumuzun evinde filim izlerken yayının kesilmesiyle Paris’te Ankara adlı uçağımızın düştüğü haberiyle gerilmiştik. (3 Mart 1972) 

Apartmanımızda artık televizyon alıcısı da çoğalmıştı. Büyük abimin evlenmesi ile bizimde bir televizyonumuz  olmuştu. Akşamları soluğu abimlerde alıyorduk. 1978 gibi Nortmende marka televizyon alıcısı evimizin başköşesinde yerini aldı. ‘Dallas, Şahin Tepesi, Bonanza, Kaçak’ dizileri artık evimizin yeni konuklarıydı.


İlk kez renkli yayını 1979 yılında Frankfurt’da gördüm. Libya El Fecri Cedit Gazetesinin Fax cihazını çalıştırmak üzere Hürriyet çalışanı olarak gittiğim Trablus şehrinde çok kanallı televizyon ve video cihazı ile karşılaştım. Kaldığım otelin duvarları ayna kaplıydı. Televizyon izlerken birden bire kanal değiştirirdi. Şaşkınlıkla nasıl olduğunu anlamaya çalışırdım. Sonraları Resepsiyonistin aynalara tutuğu kumandayla yaptığını anladım. 12 Eylül 1980 Kanlı Darbesinden sonra Türkiye’de de renkli yayına geçildi.

-Bunda dijitalleşmenin öncüsü 8’inci Cumhurreisimiz Merhum Turgut Özal’ı unutamayız. Rahmetle anıyorum.

Renkli yayın, ikinci kanal derken Merhum Özal ile özel kanalların yolu açıldı. Star tv ve Kanal 6 yayın hayatına girdi. Belli saatler arasında yapılan yayın Irak savaşından sora 24 saate çıktı. Şimdilerde yüzlerce kanal olmasını bir zamanlar hayal bile edemezdik. Ne var ki tek kanal siyah beyaz dönemindeki reytinglere bir daha hiçbir kanal erişemedi.

1967 yılında ilk kez gördüğüm televizyon artık hayatımızın bir parçası olmuştu. Sizlere uzun bir tarihi süreci özetledim.  Sizleri sıkmadığımı umarım.

Kusurumuz varsa affola..

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU    7 MART 2021 - ATAŞEHİR