ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - CORONA 19 DENEN İLLET…

Birileri insanlığın nefesini kesmeye çalışıyor...

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - CORONA 19 DENEN İLLET…

-Sözlerime ilk olarak bir bebeğin doğumunda, doktorun bebeğin dibine vurduğu tokatla, bebeğin ağlaması ile akciğerin şişip ilk nefesi alması ile başlayacağım.

Nefes almak insanın temel ihtiyacıdır. Nefes alamadığın da ise boğulur ve ölürsünüz değil mi?

Birileri insanlığın nefesini kesmeye çalışıyor...

2019 yılında Çin’in Wuhan kentinde başlayan Corona 19 bir laboratuvardan yayılmıştı. O zamanlar televizyonlardan seyredip geçmiştik. 11 Mart 2020 tarihine geldiğimizde Sağlık Bakanımızın açıklaması ile Türkiye’de de Corona hastası olduğunu duyduk ve önlemler alınmaya başlandı. Maske,  mesafe ve temizlik bu hastalıkla mücadelede en önemli unsur olduğu anlatıldı. Tedbir amaçlı evlerde izolasyon süresi başladı. Bahar aylarında ise izolasyon hafifletildi. Kurallara uyarak geçirdiğimiz bir yılda nezle bile olmadım. Yeni normaller artık yaşam tarzımız olmuştu. Hastalık önemliydi ve bulaşma ile kalıcı hasar bırakıyordu.

Peki! Bu hastalık dünyanın başına nasıl musallat olmuştu?

Biraz bu konuyu inceleyelim:

Windows işletim sistemlerinin kurucusu Bil Gates Youtube Veritasium kanalında, gelecek on yılda 10 milyonun savaşlarla değil virüslerle öleceğini söylüyor.

Kurmuş olduğu Bilgates ve Melinda Gates Vakfı aracılığı ile birçok aşı projesine sponsorluklarla destek oluyor. Vakıf 7 milyar için 14 milyar aşıdan bahsediyor. Önce kendi endüstrisinin yatırımcıları, Unicef, DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü),  Aşı ve Bağışıklama İşbirliğini (GAV) destekliyor.

Aşı konusunda ilk sponsorluğu Pfizer 2002 , Alman BionTech (Uğur Şahin - Özlem Türeci) 2019 55 milyon dolar, 2015‘te Curevac’a 52 miyon Dolar, İngiliz Glaxo Simit Kline (GSK) şirketine de destekte bulunuyor . Bu destekleri masumane,  görüntünün diğer yüzü ise Wuhan kentindeki Laboratuvarın en büyük sponsoru yine aynı vakıf. Bu bilgiler ışığında yeni yüzyılda robotlarla yönetilecek dünyada artık insan nesli ile bir savaşın olduğu gerçeği karşımıza çıkıyor. Bu hastalık artık hepimiz için bir gerçek. Devletin koyduğu önlemler kendimize mal edemezsek Rus Ruleti oynarız. Hata kabul etmeyen bu hastalıkla ancak kendi izolasyonumuzu sağlayarak başa çıkabiliriz.

Bu yıl, 17 Mart’ta Büyük ağabeyimi kaybettim…

Hastaneler ve cenaze töreni derken yeğenlerim ve yengemle 18 Mart Cenaze gününden sonra evde geçen iki günün ardından Cumartesi gecesi eklem ağrıları, boğaz şişkinliği ve ateşle geçti.

Pazar günü sağlık kabininden test için destek istedim. Sonuçlarım akşam sekizde beli oldu. Corona 19 testimin sonucu pozitif çıkmıştı .Yarım saat içinde 'İlçe Sağlık Birimi' bu hastalık için gerekli ilacımı getirdi .Benim Koah, Diabet, Yüksek Tansiyon Hastalıklarımdan dolayı aile hekiminden destek almamı önerdiler. Sabah olduğunda Aile Hekimim bu konuda yardımcı olamayacağını 'İlçe Sağlık Birimlerine' başvurmam gerektiğini söylediler. Bu hastalıklarımdan ötürü de evde iyileşmemin zor ve hayati tehlikeleri olabileceğini anlattılar bana. İşin vahameti beni sarmıştı. Hemen tedavi amaçlı ilaçları kullanmaya başladım. Sağolsunlar filyasyon ekibimiz daha sonra beni evimden alarak Marmara Üniversitesi Maltepe Pandemi Hastanesine götürdüler. İlk yapılan Tomografi de hastalığın akciğere atlamadığı müjdesi ile rahatladım. Benim için büyük moral olmuştu. Tedavim için hastaneye yattım.

Beş gün içinde nefes sorunlarım gittikçe arttı…

 Nazal okijen borusu kımıldadığı anda kandaki oksijen hızla düşüyor konuşma zorluğu çekiyordum. 6’ıncı gün gece kontrolünde nefes alma  zorluğum üzerine normal oksijen maskesi takıldı. 9 gün 24 saat maskeyle yaşamımı sürdürdüm. Yemek kokusu midemi bulandırıyordu. Yemekten de kesilmiştim.  Bu yüzden mama ile beslediler. Koah’ı tetikleyen hastalığa doktor ve hemşirelerimizin cansiperane gayretleriyle karşı koyabildim. 15’inci gün artık normal nefes alabiliyordum.  Oksijen maskesi çıkartılıp 24 saat gözlem altında tutuldum. 16’ıncı gün taburcu oldum.

Odadan ayrılmamla başka bir hastanın yattığım Yoğun Bakımdaki odaya girmesi bir oldu...

Şimdi evdeyim ve tedavime evde devam ediyorum…

 23 gün sonra Pendik, Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümünde tekrar kontrole gideceğim. Yaşadıklarımı sizlere kısaca anlattım. 16 günüm uykusuz, nefes alma sorunlarıyla geçti. Bir cenaze ve yaşadığım sıkıntılar herkes için iki kere düşünülmesi gereken bir durum. Maske, Mesafe ve Temizlik kuralları bizleri bu hastalıktan koruyacaktır. Devletin koymuş olduğu yasaklar değil, sizlerin kendinize koyduğunuz yasaklar sizleri yaşatacaktır.

Sakın! Bana bir şey olmaz demeyin…

Bana bir şey olmaz, maske soluk almamı zorlaştırıyor deyip takmazsanız hem çevrenize hem de kendinize zarar verirsiniz. Hastanelerde yer kalmamış durumda. Sağlık çalışanlarımız yorgun. Devlet hızla artan vakalar karşısında zor durumlara düşebilir.

Son sözüm! Maceraya girmeyin, intihar etmeyin… 

Hepinize sağlıklı günler dilerim… Sağlıcakla kalın…

8 Nisan 2021 - Ataşehir

"Değerli dostum, meslekdaşım Ali Sedar Çolakoğlu'na tekrar çok geçmiş olsun dileklerimle sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum...Bu vesile ile tedavi gören tüm hastalarımıza Rabbımdan acil şifalar diliyorum. Tüm sağlık çalışanlarımıza da sağlıklı günler ve kolaylıklar diliyorum. Rabbım devletimizi, milletimizi ve tüm mazlum insanlığı korusun inşallah..."

İbrahim Dinç - Eğitimci/Gazeteci Yazar