ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - ÇANAKKALE GEÇİLMEZ !..

1915-1916 yılları arasında Osmanlı Devleti ve İtilaf Devletleri arasındaki muharebelerin geçtiği Çanakkale Cephesi aynı zamanda bir ulusun yeniden doğuşunun zaferiydi.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU - ÇANAKKALE GEÇİLMEZ !..

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN’dan…

1915-1916 yılları arasında Osmanlı Devleti ve İtilaf Devletleri arasındaki muharebelerin geçtiği Çanakkale Cephesi aynı zamanda bir ulusun yeniden doğuşunun zaferiydi.

Osmanlı Devletini yok etmeye gelen düşman ordusu yedi düvele karşı kahraman milletimizin bağrından kopan Kahraman Ordumuz denizde ve karada canı pahasına düşmana geçit vermedi. Çanakkale Boğazı’ndan  geçemeyeceğini anlayan düşman ordusu, “Çelik zırhıyla donanmış yenilmez armadası” Çanakkale Boğazı’nın serin ve derin sularının dibini boylamış, hezimete uğramış, tarumar olmuştur.

Büyüklerimiz, “Su uyur düşman uyumaz” derler. Elbette düşmanın başka planları da vardır.  Uyanık olmalıyız. Nitekim boğazdan geçemeyeceğini anlayan yedi düvel 25 Nisan sabahı karadan geçmek için yeniden saldırıya geçmişti.

Anafartalar Kara Savaşının Başkomutanı Mustafa Kemal önderliğindeki muharebeler; “Ya istiklâl, ya ölüm” şiarıyla bir ulusun yeniden doğuşuna vesile  olmuştur. Kanlısırt’ta düşman saldırısı karşısında Mehmetçiğin kararlı duruşu; Mustafa Kemal’in kahraman askerlerimize; “Ben sizlere savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum” komutu Mehmetçikte büyük bir heyecan ve coşku meydana getirmiş ve bu coşku ile düşmana karşı kahramanca savaşmış, şanlı zaferimizin kazanılması için gözlerini kırpmadan göğsünü siper etmiş, istiklâl ve istikbalimiz için canlarını feda ederek şanlı zaferimizi kazanmışlardır.

İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul'u zapt etmek suretiyle Almanya'nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak için ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdi. Ancak yedi düvel, güçlü donanmalarına rağmen saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir. Osmanlı Ordusu 250 bin, Düşman Ordusu (Yedi Düvel) ise 255 bin askerini bu savaşta kaybetmişlerdir.

Bu savaş aynı zamanda tarihin de akışını değiştirmiş; yenilmez sanılan güçlerin, ülkesini savunan uluslar karşısında yenildiklerini Dünya uluslarına da göstererek örnek olmuştur.

İstanbul ve boğazlar alınamamış, Rusya’ya yardım gönderilememiş 1917 yılında Bolşevik ihtilali neticesinde Sovyetler birliği kurulmuştur. Ve böylelikle emperyalist batılı devletlerin  hesapları bozulmuştur.

Çanakkale zaferi;  Kahraman bir ulusun varlığını ispatladığı bir zaferdir.

Mustafa Kemal, “Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh ve kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur” demiştir.

İngiliz Savaş Bakanı, aynı zamanda Türk düşmanı Churchill; “Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısında adeta bir kale gibi dikilmişlerdir” demiş ve yenilgilerini kabul etmek zorunda kalmıştır.

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin

Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.

Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,

O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.

Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak

Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,

Bir hilal uğruna ya Râb ne güneşler batıyor.

Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

MEHMET AKİF ERSOY

Bu zaferi bizlere armağan eden Başta Mustafa Kemal Atatürk’e ve kahraman silah arkadaşlarına, tüm şehidlerimize minnet ve şükran borçluyuz.

ALİ SERDAR ÇOLAKOĞLU

18 MART 2021-ATAŞEHİR