BİR MUSİBET BİN NASİHATTAN ÂLÂDIR

‘Tedbir bizden takdir Mevlâ’dan’der büyüklerimiz. Elbette musibetler acıdır, maddi ve manevi kayıpları vardır. Yaşadığımız bu acı hadiselerden mutlaka ders almalı ve karşılaşabileceğimiz olası musibetlere karşı da tedbirli olmalıyız.

BİR MUSİBET BİN NASİHATTAN ÂLÂDIR

Yıllardan beri çarpık kentleşme dediğimiz yapıları çağdaş ve modern yapılara dönüştürememenin ne yazık ki hâlâ acılarını yaşıyoruz. Dünya devletleri içerisinde depreme karşı yapılan güçlendirilmiş, dayanıklı yapılar rol model olmalı. Elbette ülkemizde de ilgili birimlerimiz depreme karşı dayanıklı modern binalar yapıyorlar. Yeterli mi? An itibarıyla elbette yeterli değil.

17 Ağustos depremi sonrası ülkemizde art arda yaşadığımız deprem felaketleri bizleri bu konuda daha hassas ve duyarlı hale getirdi. Özellikle dünya çapında akredite olmuş kurtarma ekiplerimizin oluşu bu hususun açık ve güzel bir örneğini teşkil etmektedir.

Devletimizin teşviki ve bizlerin zorunlu da olsa isteğiyle tüm binalarımızın risk çalışması yapılıyor olması çok doğru, fakat bu çalışmaların daha detaylı ve seri bir şekilde tamamlanması gerektiği inancındayım.

Konunun uzmanı değerli bilim adamımız Prof. Dr. Şükrü Ersoy’un; Dayanışma kültürümüzün yanında afet kültürümüzün de geliştirmesi  zorunlu bir hâl almıştır. Millet olarak, dinimizin ve kültürümüzün gereği her türlü acılarımızın paylaşımında çok duyarlıyız, fakat ciddi manada afet kültürümüzün yeterli olmadığını görüyoruz" ifadesi çok anlamlı ve manidardır.

Naçizane emekli bir eğitimci kardeşiniz olarak tavsiyem odur ki, okullarımızda, görsel medyalarımızda tüm izleyicilerimize, özellikle gençlerimize ilk yardım eğitimi verilmeli, hülasa  karşılaşabileceğimiz olası afetlere karşı tedbir alabilme ve önleyebilme becerisi kazandırmalıyız.

Bizleri derin üzüntü ve acıya garkeden İzmir depremi yüreklerimiz dağladı.  Acımız herzamankinden daha büyük.  Giden canlar, yaralanan kardeşlerimiz ve yıkılan binalar…

Yazımı kaleme aldığım an itibarıyla maalesef, 39 vatandaşımızın hayatlarını kaybettiğini, 896 yaralımızın olduğunu, yaralı 667 kardeşimizin taburcu edildiğini, yaralı 229 kardeşimizin tedavilerinin devam ettiğini, bunlardan 8’inin yoğun bakımda ve 3 kişinin ise durumunun ağır olduğunu öğrendik.

Devletimizin anında afetzedelere ulaşması, her türlü maddi ve manevi desteği vermesi, yaralarımızı sarması acımızı hafifletmekte ve bizleri teselli etmektedir. İzmirli kardeşlerime tekrar çok çok geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, hayatlarını kaybeden kardeşlerimize  Rabbımdan gani gani rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyorum.

Rabbım devletimizi, milletimizi her türlü tehdit ve musibetlerden muhafaza eylesin inşaAllah.